Yurt Dışına Ödenen İthalat Komisyonları KDV'ye Tabi mi?

Yayınlanma Tarihi: 10 Eylül 2018


İthalat Komisyonculuğu Nedir?

İthalat komisyonculuğu, yurt dışındaki firmanın Türkiye'ye ihraç edeceği mallar ile ilgili aracılık hizmetidir. Söz konusu hizmeti veren firma yurtdışındaki firma adına hareket ederek Türkiye'den müşteri bulur ve ona yönlendirir. Komisyoncu fiziki mal transferine taraf olmaz.

KDV'de Hizmet İhracı İstisnası

KDV Kanunu'nun 1'inci maddesine göre; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler KDV'ye tabidir. Aynı Kanun'un 11'inci maddesinde ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV' den istisna olduğu belirtilmiştir. Kanun'un 12'inci maddesinde ise bir hizmetin yurtdışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için;

  • Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılmış olması,

  • Hizmetten yurtdışında faydalanılmış olması,

gerektiği belirtilmiştir.

Tartışmaların yoğunlaştığı nokta daha çok hizmetten yurt dışında faydalanma unsurudur. Kanun burada bir tanım veya belirleme yapmazken; uygulama daha çok Vergi İdaresi tarafından genel tebliğler ile yapılan açıklamalara paralel yürütülmüştür. 26 seri no.lu KDV Genel Tebliği'nde (mülga) hizmet ihracatında KDV istisnasın uygulanabilmesi için gerekli şartlar sayılırken; Daha önemlisi, "hizmetten yurtdışında yararlanma"'nın tespitinde, yurtdışındaki müşteri için verilen hizmetin bu müşterilerin, Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisinin olmaması gerektiği hükmüne yer verilmiştir.

İthalat Komisyonculuğu Hizmet İhracı İstisnasından Yararlanır mı?

Bu sorunun cevabını verebilmek için öncelikle ithalat komisyonculuğu hizmetinde faydalanılmanın nerede olduğunu tespit edilmesi gerekir.

a.     Vergi İdaresi'nin görüşü

Vergi İdaresinin görüşü 1 seri no.lu KDV Genel Uygulama Tebliğinin "Hizmet İhracı" bölümünde açıklanmış olup mülga 26 seri no.lu KDV Genel Tebliği'nde benimsenen yaklaşım ile büyük ölçüde uyum içindedir:

"Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir.

Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.

Yurtdışındaki firmaların, Türkiye'ye gönderecekleri mal ve hizmetler Türkiye'de tüketildiğinden, bu firmalara söz konusu mal ve hizmetler için Türkiye'de verilen danışmanlık, aracılık, gözetim, müşteri bulma, piyasa araştırması vb. hizmetler, hizmet ihracı istisnası kapsamında değerlendirilmez ve KDV'ye tabidir. Bu durumda faydalanma kriterinin tespitinde, yapılan hizmetin ithal edilen mal ile doğrudan ilişkili olması gerekir.

Örnek 4: Türkiye'de yerleşik olan ve aracılık faaliyetinde bulunan (A) şirketi, Japonya'da yerleşik bir firmanın mallarına Türkiye'de müşteri bulmaktadır. Bu şirketin aracılık faaliyeti kapsamında yaptığı hizmetten Türkiye'de faydalanılmakta olup bahse konu hizmet ihracat istisnası kapsamında değerlendirilmez. Faturanın yabancı firma adına düzenlenmiş ve hizmet bedelinin Türkiye'ye getirilmiş olması bu durumu etkilemez.

Vergi İdaresinin özelge bazında vermiş olduğu görüşlerde de yukarıdaki yaklaşım aynen benimseniyor.

Görüleceği üzere, Vergi İdaresinin istikrar kazanmış görüşü ithalat komisyonculuğu hizmetinin KDV'ye tabi olduğu ve istisna olmadığıdır. Vergi İdaresi KDV'nin "Varış Yeri" prensibini katı yorumluyor ve ithalat ile ilgili tüm hizmetlerin KDV'ye tabi olduğunu ileri sürüyor. 

b.    Vergi Yargısının görüşü

Vergi İdaresinin istikrar kazanmış yorumuna karşı vergi mahkemelerine intikal ettirilmiş olaylarda, mahkemeler genellikle mal ithalatı ile aracılık hizmetinin KDV açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği ve ithalat komisyonluğunda hizmetten yurtdışındaki firmanın yararlandığının kabul edilmesi gerektiğine hükmediyor. Bölge İdare Mahkemeleri ve Danıştay nezdinde de vergi mahkemelerinin bu yaklaşımı kabul görüyor.

Sorumlu Vergicilik Bakışıyla…

Mal ithalatı ile ithalat işlemine ilişkin komisyon hizmeti farklı işlemlerdir ve bunların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. İthalat komisyonculuğunda hizmet Türkiye'deki bir şirket tarafından yurt dışındaki ihracatçı şirkete veriliyor. Hizmeti alan yurtdışındaki şirket olup, yurt dışında elde ettiği gelir ile ilgili hizmeti de yurt dışında tüketmiştir. Sonuç olarak bize göre ithalat komisyonculuğu hizmeti KDV'den istisna olmalıdır.

Ancak, Vergi İdaresinin Genel Tebliğ metnine de girmiş aksi yönde görüşü açık iken, ithalat komisyon bedelleri üzerinden KDV hesaplanmaması durumunda muhtemel bir vergi incelemesinde eleştiriye ve cezalı vergi tarhiyatına hazır olunmalıdır.

Mükelleflere tavsiyemiz, ihtirazi kayıt ile KDV hesaplayarak beyanname verip, daha sonra kendi beyanlarına karşı 30 gün içinde vergi mahkemeleri nezdinde dava açmalarıdır. Mevcut veriler ışığında bu şekilde açılan bir dava da kazanma ihtimalinin yüksek olduğu kanaatindeyiz.  ​

Hakan Orhan
Şirket Ortağı
horhan@kpmg.com