Vergi üzerine fütüristik bir derleme – 2: Yeni nesil araba pazarı

Yayınlanma Tarihi: 17 Temmuz 2020


Yıllarca merak edilen en önemli konulardan biri eski arabaların kullanım ömrü daha uzunken yeni nesil arabaların belirli bir kullanım ömrü olması. Eskiden lüks sayılan arabalar artık günlük hayatımızın bir parçası. Artan insan nüfusunu da hesaba katarsak, dünya kaynakları sınırlı ve bir süre sonra araba üretecek çeliğe ulaşmak daha zor hale gelebilir.

Peki 10 yıl değil de 50 yıl kullanılabileceğimiz dayanıklılıkta bir araba sunulsaydı? 

İlk akla gelen tabi ki milyar dolarlar kazanmak varken neden böyle yapılsın. Zira artık eski sistem sürdürülebilir değil. Maliyetler, kaynak sıkıntısı ve daralan ekonomi buna izin vermiyor. Bunun yerine 50 sene kullanılabilecek, elektrikle çalışan akıllı bir araba yapıldığında yazılım kiralaması daha fazla kazanım sunabilir. Arabaların çoğunda artık mekanik düğmelerin yerine ekranlar olduğunu ve birçok elektronik aksamın bu ekranlar üzerinden yönetildiğini görüyoruz.

Dış yapısı ve motoru uzun süre dayanacak bir arabada ile özellikle de elektrikliyse yapabilecekleriniz aşağıdaki gibidir.

-          Arabayı uydu ağı ile takip edebilirsiniz.

-          Arabada bulunan bir bilgisayar vasıtasıyla arabayı uzaktan kontrol edebilirsiniz.

Bununla beraber, içinde her şey olan dış yapısı çok sağlam elektrikli bir araba ürettiğinizde;

-          Arabayı sattığınız için para kazanırsınız.

-          Bakımlar ve yıpranan parçalar için para kazanırsınız

-          Aküleri kiraladığınız için para kazanırsınız

-          Arabanızda radyo mu istiyorsunuz? Donanımı kullanmak için ekstra aylık bir ücret karşılığında neden olmasın.

-          Arabanızda koltuk ısıtıcı mı istiyorsunuz? Ek bir aylık ücret karşılığında donanıma giden yazılımı açtırabilirsiniz.

-          Arabanızda 8 hava yastığı değil de 24 hava yastığı mı açılsın istiyorsunuz? O halde aylık ek bir ücret karşılığında bu da mümkün.

-          Peki arabanızın kendi kendine gitmesini veya park etmesini ister misiniz? O halde ihtiyacınız olan ayda abonelik yaptırıp bunu da ihtiyacınıza göre kullanabilirsiniz.

-          Kırmızı arabanızdan sıkıldınız mı? o halde nano teknolojik boya ile boyanmış arabanızı belirli bir ücret karşılığında siyah yapabiliriz.

Bu örnekler çoğaltılabilir. Ancak sürdürülebilirlik açısından ekonominin buna evrilmesi çok önemli.

Yeni nesil arabaların hacklenme riski ayrı bir konu ancak, herhangi bir şekilde hacklenen sistemin kendini bloke etmesi ve arabanın bir anahtar kodu olmadan çalıştırılamaması veya daha fazla güvenlik önlemi söz konusu olabilir.

Vergisel kısımlara geldiğimizde, yine bin bir türlü sorunla karşılaşıyoruz maalesef.

-          Öncelikle böyle bir araç satışa çıktığı zaman, alınan ek donanımlar için ödenecek tutarlar gayrimaddi hak ödemesi midir yoksa ticari kazanç mıdır?

-          Araç satışı yapan firmanın satış veya kiralama nedeniyle elde ettiği gelir dijital hizmet vergisine  tabi olacak mıdır?

-          Aracı kullanmadığınız zamanda, araç belirli saat aralıklarında Uber gibi bir sisteme entegre edilirse aracın elde edeceği gelir, araç sahibi için nasıl vergilendirilebilir?

Mesela otonom bir araç için, Uber benzeri bir sistem düşünelim. X firmasıyla otonom araç için bir sözleşme yapıyorsunuz. Sözleşmeye göre aracı 100.000 birim yerine 50.000 birime satın alıyorsunuz. Ancak sözleşmeye göre bu indirim aracın sizin tarafınızdan 24 saat içinde 12 saat kullanımına bağlı. Diğer 12 saatte araç kendi kendine Uber benzeri bir sistemde otonom olarak, X firması için hizmet verecek ve 3 sene sonunda araç tamamen sizin olacak. Bu durumda X firmasının yurtdışında olduğunu düşünürsek, söz konusu sözleşme neticesinde araç bir işyeri oluşturmuş olur mu ? Taşıma hizmeti nedeniyle KDV nasıl ödenir ? Bu zaman içerisinde araç X firması için çalışırken bir kazaya karışır veya kırmızda geçerse cezası kime ait olur ?

Otonom araç sisteminin günlük yaşantımıza girmesi halinde, bunun gibi daha birçok soru gündeme gelebilir. Altyapısı henüz hazır olmayan  bir gelecekten günü kurtararak kazanç elde edilemez. Sadece fütüristik olarak ele aldığımızda değil, bugün de yazılım, internet ve teknolojik donanımların geliştirilmesi hususlarının ne kadar önemli olduğunu görebiliyoruz.

Isaac Asimov’un “I, Robot” kitabını ilk okuyanların; “bu kadarı da olmaz hayal gücü sen nelere kadirsin” dediklerine eminim. Bu kitap yapay zeka, robot, yapay zeka psikolojisi ve insanlığın geleceğini 1950’de anlatmıştır. İçinde bulunduğumuz zamanda kitapta olanlara ne kadar yakın olduğumuzu görmek ilginç ve bir o kadar endişe verici. Fütüristik fikirler, geleceğin aynaları ve bir tsunami gibi gelecek yaklaşmakta. Eğer alt yapınız hazır değilse sistemlerinizin çökeceği ve hızla yaklaşan tsunaminin altında kalacağı aşikar. Vergi kanunlarını da bir altyapı olarak düşünürsek, ne kadar modern dünyaya uyumlu olduğu tartışmaya açık olacaktır. Konumuzla ilgili olarak ar-ge veya patent teşviklerine baktığımızda, şekilsel olduğunu görüyoruz. İstatistiksel olarak yapılan harcama tutarlarını bir araya getirdiğinizde güzel bir sonuç elde ediliyor gibi görünmesine rağmen, dünya çapında yüksek teknoloji alanında söz sahibi olmanızı sağlayacak bir çıktı elde edildiği görülmüyor. Patentte ise yine harcamaya teşvik veriyor. Fikri olarak sunulan ve ülke ekonomisine fayda sağlayacak bir çıktıya eğer fazlaca bir harcama yapılmadıysa büyük bir teşvik sağlanmıyor.

Buna göre, bir an önce günü kurtaran şekilsel teşviklerden kurtulup, teknolojik yatırımları destekleyecek veya ülkemizi yeni bir silikon vadisi yapacak teşvikler sistemi ve hukuki altyapı için adım atmaya başlamalıyız.

 

 

 

 

Berkan Tolun
Tam Tasdik, Kıdemli Müdür
btolun@kpmg.com