SOSYAL GÜVENLİK MEVZUATI ÇERÇEVESİNDE İŞYERİ TESCİL İŞLEMLERİ

Yayınlanma Tarihi: 07 Nisan 2026


SOSYAL GÜVENLİK MEVZUATI ÇERÇEVESİNDE İŞYERİ TESCİL İŞLEMLERİ

Sosyal güvenlik sisteminin temel amaçlarından biri, çalışanların sigortalılık haklarının güvence altına alınması ve kayıt dışı istihdamın önlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda sigortalı çalıştıran işyerlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde kayıt altına alınması büyük önem taşımaktadır. İşyerlerinin Kuruma bildirilmesi ve tescil edilmesi hem sigortalıların haklarının korunmasını hem de sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliğini sağlamaktadır.

İşyeri tesciline ilişkin düzenlemeler başta 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği ve uygulamaya yön veren 2020/20 sayılı SGK Genelgesi olmak üzere çeşitli mevzuat hükümleri ile belirlenmiştir. Söz konusu düzenlemeler; işverenlerin işyeri bildirim yükümlülüklerini, tescil işlemlerinin nasıl yürütüleceğini ve Kurumun denetim yetkilerini ayrıntılı şekilde ortaya koymaktadır.

Sosyal Güvenlik Hukukunda İşyeri Kavramı

Sosyal güvenlik mevzuatında işyeri, yalnızca sigortalıların çalıştığı fiziksel mekânı değil; işin yürütüldüğü yer ile bu yere bağlı eklenti, araç ve organizasyon bütünlüğü içindeki tüm birimleri kapsayan geniş bir kavramdır. 5510 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde işyeri şu şekilde ifade edilmektedir:

“Sigortalı sayılanların maddî olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işlerini yaptıkları yerler işyeridir. İşyerinde üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır.”

Bu düzenleme ile işyeri kavramının olabildiğince geniş yorumlanması amaçlanmış ve sigortalıların çalıştıkları alanların tamamının sosyal güvenlik koruması kapsamında değerlendirilmesi sağlanmıştır. Özetle; sigortalı çalıştırılan her faaliyet alanı, işverenin yönetim ve denetimi altında yürütülmesi şartıyla işyeri sayılır. Bu nedenle depo, şantiye, şube, servis ve şirket araçları ile geçici çalışma alanları da sosyal güvenlik mevzuatı açısından işyeri kapsamında değerlendirilmektedir.

İşyeri Bildirgesi Verme Yükümlülüğü

5510 sayılı Kanun’a göre sigortalı çalıştırılmaya başlanılan anda işyeri kurulmuş sayılacak ve işverenin SGK’ya işyeri bildirgesi verme yükümlülüğü doğacaktır. İşyeri tescil işlemlerinin ilk aşaması işveren tarafından işyeri bildirgesinin Kuruma verilmesidir. İşverenlerin bu bildirimi belirli süreler içerisinde yapmaları yasal bir zorunluluktur.

5510 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde bu yükümlülük şu şekilde düzenlenmiştir:

“Sigortalı çalıştırmaya başlayan işveren, işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte Kuruma vermekle yükümlüdür.”

Bu hüküm doğrultusunda işverenlerin;

  • Sigortalı çalıştırmaya başlamadan önce veya
  • En geç sigortalının çalışmaya başladığı tarihte işyeri bildirgesini Kuruma vermeleri gerekmektedir.

Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde işverenler hakkında idari para cezası uygulanması ve geriye dönük sigortalılık işlemleri söz konusu olacaktır. 2026 yılı için belirlenmiş idari para cezaları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

İşyeri Bildirgesi İşlemlerinde Gerekli Bilgi ve Belgeler

İşyeri bildirgesi, işveren ve işyerine ilişkin temel bilgileri içeren resmi bir belgedir. Bu belgede işveren tarafından beyan edilen bilgiler işyerinin Kurum nezdinde tanımlanmasını sağlamaktadır. Bu kapsamda işyeri bildirgesi öncesinde aşağıdaki bilgiler hazırlanarak Kuruma e-sigorta sistemi üzerinden iletilmelidir:

  • Ticaret Sicil Gazetesi
  • Vergi Levhası
  • İmza Sirküleri
  • Kira Sözleşmesi veya Tahsis Belgesi
  • Yetkili kişiye ait kimlik fotokopisi
  • Faaliyet Belgesi

Ağustos 2025 döneminde SGK, e-SGK sistemi üzerinden yapılan işyeri tescil başvurularında eksik veya hatalı bilgi girişlerinin sistem tarafından otomatik olarak reddedileceğini duyurmuş olup aşağıda belirtilmiş olan durumlar başvurunun reddedilmesine sebep olacaktır:

  • Adres bilgilerinin hatalı yazılması,
  • E-posta ve telefon bilgilerinin eksik olması,
  • Yanlış faaliyet kodu (NACE) seçimi.

İlgili duyuruda ayrıca başvuru sırasında,

  • Tapu belgesi,
  • Kira kontratı,
  • Yapı kullanım izin belgesi gibi adres gösterir belgelerin mutlaka sisteme eklenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

İlk Defa İşyeri Bildirgesi Verilecek İşyerlerinde İşe Başlatılacak Sigortalılar Bakımından Yapılacak İşlemler

İlk defa işyeri bildirgesi verilecek işyerleri açısından sigortalı bildirim süreçleri, uygulamada dikkatle takip edilmesi gereken konuların başında gelmektedir.

Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilen işyerlerinde, sigortalı çalıştırılmaya başlanılan tarihten itibaren bir ay içinde işe alınacak sigortalıların, sigortalı işe giriş bildirgesinin en geç işyerinin tescil tarihinden itibaren bir ay içinde verilmesi halinde sigortalı işe giriş bildirgesi yasal sürede verilmiş sayılacaktır. Bu hüküm, yeni tescil edilen işyerlerine belirli bir esneklik tanımakta ve başlangıç sürecindeki idari işlemleri kolaylaştırmaktadır.

Örneğin: 5 Şubat 2026 tarihinde sigortalı çalıştırmaya başlayan ve aynı gün için tescil işlemleri yapılan bir işyeri için:

Kanun kapsamına alınış tarihi: 5 Şubat 2026,

İPC uygulanmaksızın işe giriş bildirgesi verilecek en son tarih: 5 Mart 2026 olacaktır.

Bir başka deyişle; 5 Şubat 2026-5 Mart 2026 döneminde işe alınacak tüm sigortalıların işe giriş bildirgelerinin en geç 5 Mart 2026 tarihine kadar verilmesi halinde, yasal süresinde verilmiş sayılacak ve herhangi bir İPC uygulanmayacaktır.

Ayrıca, şirket kuruluş aşamasında ticaret sicil müdürlüklerince elektronik ortamda aktarılan bilgilere göre (gerekli belgelerin işverence sunulması halinde) otomatik işyeri tescili yapılan işyerleri için, sigortalı çalıştırılacağına ilişkin bildirimler, şirket kuruluşu aşamasında da alınabilmekte ve alınan bu bilgilere göre sigortalı tescil işlemleri yapılabilmektedir. Bu uygulama ile dijitalleşmenin sağladığı avantajlar bürokratik süreçleri önemli ölçüde hızlandırmaktadır.

Şirket kuruluş aşamasında çalıştırılacak sigortalılara ilişkin sigortalı tesciline esas olan bilgileri, ticaret sicil memurluklarınca Kuruma elektronik ortamda aktarılan sigortalıların tescil işlemleri otomatik olarak yapıldığından, bu sigortalılar için ayrıca sigortalı işe giriş bildirgesi istenmeyecektir. Bu düzenleme sayesinde de mükerrer bildirimlerin önüne geçilerek işverenler açısından işlem yükü azaltılmaktadır.

Ancak, otomatik tescil yapılan işyerleri için şirket kuruluş aşamasında çalıştıracağı sigortalılara ilişkin bildirimde bulunulmayan işyerlerinde çalıştırılacak sigortalıların işe giriş bildirimleri cari usullere göre yapılacaktır. Dolayısıyla, kuruluş aşamasında yapılan bildirimlerin kapsamı dikkatle kontrol edilmeli, eksik kalan durumlarda yasal süreler kaçırılmadan işlem yapılmalıdır.

Devir ve İntikal Hallerinde İşyeri Bildirgesi

İşyeri devri ve intikal halleri, sigortalıların haklarının korunması ve işveren yükümlülüklerinin devamlılığı açısından özel olarak düzenlenmiştir.

Kanunun 11 inci maddesinde sigortalı çalıştırılan bir işin veya işyerinin başka bir işverene devredilmesi veya intikal etmesi halinde yeni işveren, işi veya işyerini devraldığı tarihi takip eden 10 gün içinde, işyerinin miras yoluyla intikali halinde ise ölüm tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde işyeri bildirgesini Kuruma vermekle yükümlü olup, bu işlerde çalışan sigortalıların, sigorta hak ve yükümlülükleri devam etmektedir.

Bu hüküm, işyeri devri ve intikali hallerinde sigortalıların haklarının kesintisiz şekilde güvence altında kalmasını sağlamaktadır.

Nakil Hallerinde İşyeri Bildirgesi

İşyerinin faaliyette bulunduğu ilden başka bir ile nakledilmesi halinde, nakil tarihini takip eden 10 gün içinde işyeri bildirgesi verilmelidir. Düzenlenen işyeri bildirgesine istinaden yeni işyeri dosyası tescil edilecek olup, tescil edilen işyeri dosyasından dolayı işverenlerce yeni e-sigorta kullanıcı kodu ve şifresi alınması gerekmektedir.

İşyerinin naklinde işyeri sicil numarası değiştiğinden dolayı, nakil tarihi itibariyle hizmet akdi devam eden sigortalılar için eski işyeri dosyasından sigortalı işten ayrılış bildirgesi, yeni işyeri dosyasından sigortalı işe giriş bildirgesi düzenlenmesi gerekecektir.

İşyerinin aynı il içinde başka bir SGK ünitesinin görev bölgesine nakledilmesi hâlinde ise işyeri bildirgesi verilmesine gerek bulunmamaktadır. Nakil tarihini takip eden 10 gün içinde durum, işverence eski ve yeni üniteye bir dilekçe ile bildirilecek, yapılan yazılı bildirim üzerine Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından yeni bir işyeri dosyası tescil edilecektir. Yeni ünite, nakil bilgilerine dayanarak işverene işyeri sicil numarasını bildirecektir.

Burada yeni tescil edilen işyeri dosyasından dolayı yeni bir e-Sigorta kullanıcı kodu ve şifresi alınması ve nakil tarihi itibariyle hizmet akdi devam eden sigortalılar için eski işyeri dosyasından sigortalı işten ayrılış bildirgesi, yeni işyeri dosyasından sigortalı işe giriş bildirgesi düzenlenmesi gerekmektedir.

İşyerinin aynı il içinde aynı ana SGM’ye bağlı başka bir alt SGM’nin görev alanına nakledilmesi halinde ise işyeri bildirgesi verilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu durum eski ve yeni üniteye bir dilekçe ile bildirilecektir. Yazılı bildirime istinaden 15 gün içerisinde, işyeri dosyası, eski adresin bağlı bulunduğu alt SGM tarafından ana SGM’ye, ana SGM tarafından da yeni adresteki işyerinin bağlı bulunduğu alt SGM’ye transfer edilecektir. Özetle, nakil işlemi değil dosya transfer işlemi gerçekleştirilecektir. Eski işyeri dosyasına ait sicil numarasına ait yalnızca ilçe kodu ve SGM numarası değiştirileceğinden, nakil tarihinden sonraki işlemler, eski işyeri dosyasından verilen e-Sigorta kullanıcı kodu ve şifresi ile yapılmaya devam edilebilecektir.

Alt işverenlerin Tescil İşlemleri

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında asıl işveren-alt işveren ilişkisi şu şekilde tanımlanmıştır:

“Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren denir. Sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumludur.”

Asıl işveren – alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için kanun hükmünde belirtilen tüm şartların tamamının gerçekleşmesi gerekmektedir.

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 31/1. fıkrasında “Alt işveren, mevzuattan doğan yükümlülüklerini asıl işverene ait işyeri sicil numarasına ilave olarak verilecek üç haneli alt işveren numarası ile asıl işverenin işyeri dosyası üzerinden yerine getirir. Alt işveren adına işyeri dosyası açılmaz.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme istinaden alt işverenler asıl işverene ait işyeri dosyasından alt işveren dosyalarını tescil etmeleri gerekmektedir.

Tescil için vergi levhası, imza sirküleri, alt işverenlik sözleşmesi gibi belgelerin tescil işlemi sırasında sisteme taranarak gönderilmesi gerekmektedir.

Kuruma yapılacak bildirimlerin, işçiler çalışmaya başlamadan önce yapılması büyük önem taşımaktadır. Bildirimin geç yapılması nedeniyle işe giriş bildirgelerinin süresinde verilememesi durumunda, her bir sigortalı için bir aylık asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

İnşaat, balıkçılık veya tarım sektörlerinde bildirgeler en geç çalışmaya başlanılan gün; diğer sektörlerde ise en geç bir gün öncesinden verilmelidir. Asıl işverenin ilk defa sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihten itibaren tanınan bir aylık istisnai süre, belirli şartlarla alt işverenler için de geçerlidir.

Sonuç olarak tüm yönleriyle işyeri tescili, sosyal güvenlik sisteminin temelini oluşturan ve işveren yükümlülüklerinin doğru şekilde yerine getirilmesini sağlayan kritik bir işlemdir. Devir, nakil, intikal, adres değişikliği veya alt işverenlik gibi işyeri yapısını etkileyen her durumda SGK nezdindeki kayıtların güncel ve doğru tutulması; sigortalılık haklarının korunması, prim ödeme sorumluluğunun doğru belirlenmesi ve idari yaptırım risklerinin önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle işverenlerin yalnızca fiili durumu değil, sosyal güvenlik mevzuatı karşısındaki hukuki durumu da eş zamanlı olarak değerlendirmesi ve gerekli

bildirimleri süresi içinde yapması, olası uyuşmazlıkların ve mali risklerin önüne geçilmesinde belirleyici rol oynamaktadır.

İşyeri tescil işlemi, Sosyal Güvenlik Kurumu ile işverenliğin bağdaştığı ilk adım olup Kurum ile ilişkinin doğru kurulabilmesi adına oldukça önemli bir aşamadır. Bu nedenle tüm süreçte profesyonel danışmanlık desteği alınması tavsiye edilmektedir.

KPMG Türkiye

İş ve Sosyal Güvenlik Hizmetleri

Muhammet Kılıçöz
Kıdemli Müdür
mkilicoz@kpmg.com.tr