İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi,
Gözetim ve Korunma Uygulamalarından Kaynaklı İndirim Hakkı Kaldırılan KDV’nin Tevsiki
Üzerine Bir Öneri
Bildiğiniz üzere; Katma Değer Vergisi
Kanunu(KDVK)’nun 36’ncı maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı, ithalat işlemlerinden
doğan KDV'nin indirim veya iade hakkını kısmen veya
tamamen kaldırmaya veya yeniden koymaya ve bu şekilde indirim veya iade
hakkı kısıtlanan mal veya hizmetleri belirlemeye; süresi içinde iadesi
talep edilmeyen ve indirim yoluyla giderilmek üzere sonraki dönemlere
devrolunan KDV’nin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider
olarak kaydedilmesine imkân vermeye, iade talebinde bulunulabilecek asgari
tutarı belirlemeye yetkili kılınmıştır.
Bu yetkinin 7846 sayılı Cumhurbaşkanı
Kararı ile kullanılması sonucu; ithalatta gözetim, korunma önlemleri ve haksız
rekabetin önlenmesine konu edilen mallar nedeniyle bu işlemlerden kaynaklı ithalde
ödenen KDV’nin indirim hakkı kaldırılmıştır. Yine anılan Kararın uygulamasına
ilişkin 57 Seri No.lu KDV Genel Tebliği yayımlanmış olup, makalemizde Tebliğ düzenlemelerine yönelik bir öneri ve indirilemeyen KDV’nin akıbeti ele alınacaktır.
Öncelikle, 7846 sayılı Karar ile
yapılan düzenlemeyi bir hatırlayalım.
7846 sayılı Karar ile Yapılan
Düzenleme Nedir?
23/11/2023 tarihli Resmi Gazete’de
yayımlanan 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ithalatta gözetim, korunma
önlemleri ve haksız rekabetin önlenmesine konu edilen mallar nedeniyle bu
işlemlerden kaynaklı ithalde ödenen KDV’nin indirim hakkını kaldıran düzenleme,
aşağıda belirtilen şekilde yayımı tarihinde uygulamaya girmiştir:
“İthalatta
gözetim uygulanması hakkında ilgili mevzuat uyarınca, gözetim uygulamasına tabi
tutulan mallara ilişkin gümrük beyannamelerinde beyan olunan ve tevsik
edilemeyen tutarlar ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve katma değer vergisi
matrahına dahil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen
katma değer vergisinin indirim hakkı kaldırılmıştır.
İthalatta korunma önlemleri
uygulaması hakkında ilgili mevzuat uyarınca korunma önlemi olarak uygulanan
gümrük vergisi ve/veya ek mali mükellefiyetler, ithalatta haksız rekabetin
önlenmesi hakkında ilgili mevzuat kapsamında uygulana dampinge karşı vergi ve
telafi edici vergiler ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve katma değer vergisi
matrahına dahil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen
katma değer vergisinin indirim hakkı kaldırılmıştır.”
Söz konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile ithalatta
gözetim, korunma önlemleri ve haksız rekabetin önlenmesine konu edilen mallar
nedeniyle gümrükte ödenen KDV’nin indirim hakkı kaldırılmıştır.
57 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile Bu
Kapsamdaki İşlemleri İçin Mükelleflere Getirilen Yükümlülük Nedir?
İthalatta haksız rekabetin önlenmesi,
gözetim ve korunma uygulamalarından kaynaklı ödenen ve indirim hakkı kaldırılan
KDV’nin indirim konusu yapılıp yapılmadığına yönelik 57 Seri No.lu KDV Tebliği
ile mükelleflere bazı yükümlülükler getirildi.
Bu çerçevede; kapsama giren işlemi (ithalatta
haksız rekabetin önlenmesi, gözetim ve korunma uygulamalarının kapsamına giren
ithalatı) bulunan mükellefler,
·
Takvim yılının altışar aylık dönemleri itibarıyla ithalat bedeli 46 Sıra
No.lu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu
Genel Tebliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirlenen 2.600.000-TL’yi aşmayan ithalatlara ilişkin
KDV’nin, işlemin yapıldığı döneme ait KDV beyannamesinde mezkur Karar
kapsamında doğru bir şekilde indirim konusu yapılıp yapılmadığını altışar aylık
dönemleri izleyen ayın sonuna kadar bağlı oldukları vergi dairesine
bildirirler.
·
Takvim yılının altışar aylık dönemleri itibarıyla ithalat bedelinin 2.600.000 TL’lik tutarı aşması halinde, söz konusu
uygulamalar nedeniyle ödenen KDV’nin, mezkur Karar kapsamında doğru
bir şekilde indirim konusu yapılıp yapılmadığı altışar aylık dönemleri izleyen
ayın sonuna kadar ibraz edilecek Özel Amaçlı YMM Raporu ile tevsik edilir. Şu
kadar ki, mükellefin ithalatın yapıldığı yıl için süresinde düzenlenmiş tam
tasdik sözleşmesinin bulunması ve düzenlenecek raporda 7846 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında gerçekleştirilen ithalata ilişkin ödenen
KDV’nin indirim konusu yapılıp yapılmadığına yönelik açıklama bulunması halinde
Özel Amaçlı YMM Raporu ibrazına gerek bulunmamaktadır.
Durumlarını yukarıda belirtilen
şekilde tevsik etmekle yükümlü hale getirildi.
Özetle, 7846 sayılı Karar kapsamında
işlemi bulunan ancak kapsama giren işlemlerin ithalat bedeli 2.600.000-TL’yi aşmayan mükellefler, altışar aylık dönemleri izleyen ayın sonuna kadar
bağlı oldukları vergi dairesine bu ithalatları nedeniyle ödemiş oldukları
KDV’yi indirmediklerine dair bildirimde bulunmakla yükümlüdürler. Dolayısıyla, Ocak-Haziran dönemine ilişkin bildirimin
Temmuz ayının sonuna, Temmuz-Aralık dönemine ilişkin bildirimin ise Ocak ayının
sonuna kadar yapılması gerekmektedir.
Yine, 7846 sayılı Karar kapsamında
işlemi bulunan ve kapsama giren işlemlerin ithalat bedeli 2.600.000-TL’yi aşan mükellefler
ise bu ithalatları nedeniyle ödemiş oldukları KDV’yi indirmediklerini Özel Amaçlı YMM Raporu ile tevsik etmekle
yükümlüdürler. Özel Amaçlı YMM Raporu, Ocak-Haziran dönemi için Temmuz sonuna;
Temmuz-Aralık dönemi için Ocak sonuna kadar düzenlenip ibraz edilmelidir.
Diğer taraftan, kapsama giren ithalatı olan mükelleflerin süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesinin
bulunması ve tam tasdik raporunda indirim hakkı kaldırılan KDV'nin indirim konusu yapılıp
yapılmadığına yönelik açıklama yer alması koşuluyla Özel Amaçlı Rapor ibrazına
gerek bulunmamaktadır.
Bildirim ve Raporlamada Süre
Sorunuyla Karşılaşılabilir mi?
Düzenlemeden görüleceği üzere;
mükellefler durumlarına göre kapsama giren ithalatlar nedeniyle ilave olarak ödedikleri
ancak indirim hakkı kaldırılan KDV’yi indirmediklerini, altışar aylık dönemleri
izleyen ayın sonuna kadar (Temmuz ve Ocak) bağlı oldukları vergi dairesine ya
yazıyla ya da Özel Amaçlı YMM Raporu’yla bildirmekle yükümlüler.
Ancak, Haziran ve Aralık KDV
beyanlarının izleyen ayların (Temmuz ve Ocak) 28’inde verildiği düşünüldüğünde
mükelleflere bu konuyla ilgili bildirimde bulunmak için sadece 2-3 gün
kalmaktadır. Kapsama giren KDV’nin
indirim konusu yapılıp yapılmadığının test edilebilmesi için beyanın verilmiş
olması gerekir. Bildirimin veya tanzim edilecek Özel Amaçlı YMM Raporu’nun bu
kadar kısa süre içerisinde sağlıklı bir şekilde düzenlenmesi pek mümkün
gözükmemektedir. Hakeza, son beyan tarihinin hafta sonuna denk geldiği ya da
zaman zaman idarenin süre uzatımları da dikkate alındığında teknik olarak
yapılamayacak bir şeyden bahsediyor olacağız.
Dolayısıyla, vergi idaresinin en
azından bu süreyi altışar aylık dönemin altıncı ayına ait KDV beyanının
verildiği ayı izleyen aydan itibaren başlatmasında fayda görüyoruz. Böyle bir düzenlemenin
yapılamadığı durumda sürecin çok sıkı bir şekilde aylık olarak takip edilmesi
elzem hale gelmektedir
İndirimi Kabul Edilmeyen KDV’nin
Akıbeti Nedir?
Vergi Usul Kanunu’nun değerleme hükümlerinden olan “Maliyet Bedeli” başlıklı 262’nci maddesinde aynen şu düzenleme yer almaktadır: “İktisadi kıymetin (emtia hariç) iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile ilgili olan özel tüketim vergisi, indirilemeyecek katma değer vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi ile kaynak kullanımını destekleme fonunu maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.” Belirtilen Kanun hükmü uyarınca, emtia yani ticari mal mahiyeti taşıyan kıymetlerin iktisabında ödenen ancak indirilemeyen KDV’nin maliyet bedeline dahil edilmesi zaruri iken, emtia haricindeki kıymetlerin iktisabında ödenen ancak indirilemeyen KDV’nin gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmasında serbestiyet kuralı geçerlidir.
Sorumlu vergicilik bakış açısıyla, 57
seri No.lu KDV Tebliği ile mükelleflere getirilen yükümlülüğün hem vergisel
anlamda hem de mesleki sorumluluk anlamında sağlıklı bir şekilde
yürütülebilmesi için yeniden ele alınmasında fayda görüyoruz.
