30 Haziran 2026’ya Kadar Küresel Bilgi Beyannamesi’ne
İlişkin Çok Taraflı Yetkili Makam Anlaşması’nın (GIR MCAA) İmzalanamaması ve
Otomatik Bilgi Değişim Anlaşmalarının Yürürlüğe Girmemesi Durumunda Türkiye’de Doğabilecek
Yerel GIR Beyan Yükümlülüğü
Özet: Türkiye’nin 30 Haziran 2026
tarihine kadar Küresel Bilgi Beyannamesi’ne İlişkin Çok Taraflı Yetkili Makam
Anlaşması’nı (“GIR MCAA”) imzalamaması veya otomatik bilgi değişim
anlaşmalarını yürürlüğe koymaması durumunda, Türk vergi idaresi büyük çok
uluslu işletme (ÇUİ) gruplarının Türkiye’deki mukim iştirakleri için yerel GIR beyanı
zorunluluğu getirebilir. Mükelleflerin uyum yüklerinin azaltılması amacıyla mükelleflerden
özel amaçlı (ad hoc) bilgiler talep edilmesi ya da grup genelindeki bilgilere
sistematik erişimi sağlamak için yerel GIR beyan yükümlülüğü getirilmesi söz
konusu olabilecektir. Zaman kısıtlaması da göz önüne alınarak, GIR Bilgi
Değişim Anlaşması’nın 30 Haziran’a kadar imzalanamaması durumunda mükelleflerin
beyan yükümlülüklerinin ne olacağı hususunda bilgilendirmelerin vakitlice
yapılması, ayrıca yabancı merkezli şirketler için gerekli olması durumunda yerel/ikincil
GIR beyan sürelerinin uzatılarak mükelleflere uyum yükümlülüklerini yerine
getirmeleri için ek süre tanınması tavsiye edilmektedir.
Küresel Bilgi Beyannamesi (GIR), OECD/G20 girişimleri
kapsamında uluslararası vergi şeffaflığı çerçevesinin bir parçasıdır. Türkiye
dâhil birçok ülke, kendi yargı alanlarında bulunan Nihai Ana İşletmelerin (NAİ)
2024 yılına ilişkin GIR’ı 30 Haziran 2026’ya kadar sunmasını zorunlu
kılmaktadır. Standart süreç; GIR’in birincil olarak NAİ’nin mukim olduğu ülkede
sunulmasını, ilgili diğer ülkelere bilgi değişimi yoluyla iletilmesini ve
yalnızca bu yöntemin çalışmaması hâlinde ikincil/yerel bir beyan yapılmasını
içermektedir.
Bu yaklaşım, hâlihazırda uygulanan Ülke Bazlı
Raporlama (CbCR) ve İkinci Sütun (Pillar Two) GloBE beyanları ile
uyumludur. Otomatik bilgi değişimi, GIR MCAA anlaşmalarına bağlıdır. Mevcut
durumda Türkiye, GIR MCAA’yı henüz imzalamamış veya onaylamamıştır; ancak bunun
30 Haziran 2026’ya kadar gerçekleşmesi beklenmektedir. Eğer bu tarihe kadar çok
taraflı ve ikili bilgi değişim anlaşmaları yürürlüğe girmezse, Türkiye ile diğer
ülkeler arasında otomatik bilgi değişimi mümkün olmayacaktır. Bu durum,
Türkiye’nin yurt dışından GIR verilerine erişememesine ve buna bağlı olarak
yerel bir beyan zorunluluğunun gündeme gelmesine yol açabilir.
Türkiye, uluslararası bilgi değişim mekanizmalarının
bulunmadığı veya işlerlik kazanmadığı durumlarda yerel bildirim yapılmasını
zorunlu kılan CbCR kurallarını zaten uygulamaktadır. Benzer bir yükümlülük GIR
için de getirilebilir ve bu durum hem yabancı merkezli hem de Türkiye merkezli
şirketler üzerinde ilave uyum yükleri oluşturabilir. Son dakika yapılabilecek
yasal düzenlemeler, özellikle Türkiye’nin GIR’ı e-beyan formatında kabul
etmesi, buna karşılık bir çok ülkenin XML formatı talep etmesi nedeniyle beyan sürelerinin
kaçırılmasına ve operasyonel zorluklara neden olabilir.
Sonuç ve Türkiye Açısından Politika
ve Uygulama Değerlendirmesi
Türkiye’nin 30 Haziran 2026’ya kadar Küresel Bilgi
Beyannamelerinin diğer ülke idareleri ile değişimine olanak tanıyan GIR MCAA
anlaşmasını imzalamaması ve ilgili otomatik bilgi değişim anlaşmalarını
yürürlüğe koymaması durumunda, Türk makamlarının büyük çok
uluslu grupların parçası olan Türkiye’deki şirketler için yerel veya ikincil
GIR beyan zorunluluğu getirmeyi değerlendirmesi muhtemeldir.
CbCR ve Pillar Two/GloBE kapsamında uluslararası
uygulamalar tutarlı bir yaklaşım ortaya koymaktadır: Birincil bildirim ve
otomatik bilgi değişiminin birlikte uygulanması optimum model olarak kabul
edilmektedir. Ancak bu modelin uygulanamadığı durumlarda birçok ülke, güvenilir
bir alternatif mekanizma olarak yerel beyanname verilmesini tercih etmektedir.
Türkiye’nin 30 Haziran 2026’ya etkin bir GIR MCAA veya ikili bilgi değişim çerçevesine ulaşamaması hâlinde, politika yapıcıların önünde şu seçenekler bulunmaktadır:
- Mükelleflerden gönüllü veya özel amaçlı (ad hoc) bilgiler talep etmek; veya
- Grup genelindeki bilgilere sistematik erişimi sağlamak amacıyla resmi yerel/ikincil GIR beyan yükümlülüğü getirmek.
- Yabancı merkezli şirketler için gerekli olması durumunda yerel/ikincil GIR beyan sürelerinin uzatılması.
Zaman kısıtlaması da göz önüne alınarak, GIR Bilgi Değişim Anlaşması’nın 30 Haziran’a kadar imzalanamaması durumunda mükelleflerin beyan yükümlülüklerinin ne olacağı hususunda bilgilendirmelerin vakitlice yapılması, ayrıca yabancı merkezli şirketler için gerekli olması durumunda yerel/ikincil GIR beyan sürelerinin uzatılarak mükelleflere uyum yükümlülüklerini yerine getirmeleri için ek süre tanınmasını tavsiye etmekteyiz.
