Faktoring Şirketleri için İki Önemli Haber

Yayınlanma Tarihi: 30 Temmuz 2019


19 Temmuz 2019 tarihinde yayımlanan 7186 Sayılı Torba Kanun ile mali sektöre ilişkin önemli mevzuat değişiklikleri yapıldı. Bu yazımızda özellikle faktoring şirketleri için önem arz eden iki konuya ilişkin değerlendirmede bulunmak istedik. Önce Faktoring şirketleri için güzel haberi verelim; Faktoring şirketlerinin ayırdığı özel karşılıkların kurumlar vergisi matrahından indirim konusu yapılamaması yeni torba kanunda yapılan düzenleme ile 19 Temmuz 2019 tarihinden itibaren sona erdi. Torba Kanunun 26. maddesi ile 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 16ıncı maddesindeki "Finansal kiralama ve finansman şirketleri" ifadesi "Şirket " olarak değiştirilerek artık Faktoring şirketlerinin de ayırdığı özel karşılıkların tamamının kurumlar vergisi hesaplamalarında indirim konusu edilmesi sağlandı. Bu düzenleme ile faktoring şirketlerinin de ayırdığı özel karşılıklarının bankalar ve diğer finansal kiralama ve finansman şirketlerinde olduğu gibi kurumlar vergisi matrahından indirim konusu yapılması mümkün hale gelmiştir. Düzenleme 19 Temmuz 2019 tarihinden itibaren geçerli olduğundan bu tarihin milat olarak dikkate alınıp Faktoring şirketlerinin vergi hesabında bu tarihten önce ayrılan karşılıkların daha önce ayrılan VUK'a göre ayrılmış karşılıklar ile mukayese edilmesi gerekmektedir. Diğer önemli bir husus banka iştiraki olan ve IFRS9 muhasebe standardına göre özel karşılık ayıran faktoring şirketleri için de özel karşılık olarak sınıflandırılan alacaklardan takipte olan sınıflandırması stage 3 olarak değerlendirilen alacakların özel karşılık olarak dikkate alınması gerekecektir. Son olarak, 7186 Sayılı Torba Kanun'un 26. maddesi ikinci fıkrası uyarınca, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 16. maddesine eklenen, "Bu madde uyarınca özel karşılık ayrıldıktan sonra tahsil imkânı kalmaması nedeniyle kayıttan düşülen alacaklar, 213 sayılı Kanunun 322 nci maddesi hükümleri kapsamında değersiz alacak addolunur." şeklindeki düzenleme kapsamında 19.07.2019 tarihinden itibaren faktoring şirketlerinin bilançolarında yer alan yer alan ve tahsil imkânı kalmaması nedeniyle bilançodan çıkarılacak alacakların değersiz alacak kapsamında gider kaydedilmesi suretiyle silinebilecektir. Ancak bu işlemin yapılmasından önce bilançodan çıkarılacak alacaklara ilişkin daha önce ayrılan özel karşılıkların VUK etkisinin de aktiften çıkarılma işleminin gerçekleştiği ilk kurumlar vergisi hesabında dikkate alınması gerektiğini hatırlatmak isteriz. Özellikle, kanun düzenlemesinin 19 Temmuz tarihinden itibaren geçerli olması sebebiyle karşılıkların vergi etkisinin bu tarihten öncesi ve sonrasının dikkate alınarak hareket edilmesinin uygun olduğu düşüncesindeyiz. Torba kanun ile yapılan bir diğer düzenlemede finansal yenden yapılandırma çerçeve anlaşmalarına ilişkin olan düzenleme. Kısaca aşağıdaki şekilde özetlemek ve sonunda faktoring şirketleri için dikkat edilmesi gereken hususu Sizlerle paylaşmak isteriz. "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" bu kanun 19.07.2019 tarihli ve 30836 (I. Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun'un 17. Maddesiyle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na Geçici 32. madde eklenerek alacakların finansal yeniden yapılandırmasına ilişkin düzenlemeler hüküm altına alındı. Söz konusu madde ile kredi borçlularına yapılacak finansal yeniden yapılandırmaların hazırlanan Çerçeve Anlaşmalar ile belirleneceği ve iki yıl süreyle uygulanacağı, ilgili sürenin iki yıl daha uzatılmasında Cumhurbaşkanın yetkili olacağı ifade ediliyor. Ayrıca ilgili düzenlemede bahsi geçen Çerçeve Anlaşmaların; Kurumca çıkarılan yönetmelik uyarınca Bankalar Birliği tarafından hazırlanan ve alacaklı kuruluşlarca imzalanan Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmasını (FYYÇA), Sözleşmenin ise FYYÇA kapsamında borçlu ile alacaklı kuruluşlar arasında imzalanan finansal yeniden yapılandırma sözleşmelerini kapsadığı belirtilmektedir. Alacaklı kuruluş kimlerdir diye baktığımızda Bankacılık Kanunu'na eklenen Geçici 32. Maddenin a bendinde aşağıdaki şekilde; "a) Alacaklı kuruluşlar: Bu Kanunun 3 üncü maddesinde geçen bankalar, 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 3 üncü maddesinde geçen şirketler, borçlulara doğrudan kredi kullandırmış olan yurt dışında kurulu bankalar ve finansal kuruluşlar, Türkiye'ye doğrudan yatırım yapan çok taraflı bankalar ve kuruluşlar, alacak tahsiline yönelik olarak bu alacaklılar tarafından kurulacak özel amaçlı şirketler ile aynı amaçla 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım fonlarını" tanımlanıyor. Bu hali ile alacaklı kuruluşlar tanımı içerisinde faktoring şirketleri de yer alıyor. Peki, bu şirketlere sağlanan vergi istisnaları neler diye bakacak olursak; bu kapsamda düzenlenen Çerçeve Anlaşmalar ve Sözleşmelerde belirlenen esaslar uyarınca; a) Yapılacak işlemler cezaevi harcı ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlardan (yargı harcı dahil) ve düzenlenecek kağıtlar (Çerçeve Anlaşmaları ve Sözleşmeler dahil) 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre alınan damga vergisinden, b) Alacaklı kuruluşlar tarafından her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden, c) Kullandırılan ve kullandırılacak krediler kaynak kullanımını destekleme fonundan, İstisna tutulmaktadır. Bu fıkrada yer alan istisnalar, alacaklı kuruluşların Çerçeve Anlaşmaları ve bu Anlaşmalar kapsamında düzenlenen Sözleşmeler kapsamındaki işlemleri dolayısıyla doğrudan veya dolaylı edindikleri varlıkları ve teminatları, alacaklı kuruluşların kendi aralarında veya borçluya devir işlemlerinde uygulanacak olup bunlar dışındaki elden çıkardıkları hâllerde uygulanmayacağı da belirtilmektedir. Kanun maddesinin devamında da; Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan istisna hükmünün, kanuni takibe alınma şartı aranmaksızın alacaklı kuruluşlara ilgili varlıklarını Çerçeve Anlaşmaları ve düzenlenen Sözleşmeler kapsamında devreden kurumlar ile bu suretle ilgili varlıkları devralan söz konusu alacaklı kuruluşların bu varlıkları satışından doğan kazançları hakkında da uygulanacağı ifade edilmekte. Aynı şekilde, Katma Değer Vergisi Kanununun 17'nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinde yer alan istisna hükmünün de, ilgili varlıkların Çerçeve Anlaşmaları ve düzenlenen Sözleşmeler kapsamında alacaklı kuruluşlara devir ve teslimi ile bu suretle ilgili varlıkları devralan alacaklı kuruluşların bu varlıkları devir ve tesliminde de uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, sözleşme hükümleri uyarınca tahsilinden vazgeçilen alacak tutarları 213 sayılı Kanun hükümlerine göre alacaklı için değersiz alacak, borçlu için ise vazgeçilen alacak olarak dikkate alınacaktır. Buraya kadar alacaklı kuruluşlar için önemli istisna maddeleri getirilmekle birlikte yeniden yapılandırma kapsamında silinen alacakların da vergi usul kanunu uyarınca değersiz alacak kabul edileceği için bu düzenleme alacaklı kuruluşlar için silinen alacak tutarının kurumlar vergisine tabi tutulmaksızın bilançolardan silinmesini de mümkün kılacağını belirtelim. ​ Faktoring şirketleri için gözden kaçırılmaması gereken kötü haber ise; Torba kanun ile finansal yeniden yapılandırma çerçeve anlaşmaları çerçevesinde bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık bahse konu varlıkların bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine devir ve teslimleri ile bu varlıkların finansal kiralama ve finansman şirketlerince devir ve teslimi kurumlar vergisi ve katma değer vergisinden istisna iken ilgili kanunlardaki düzenlemeler olan hem KVK 5-1/f hem de KDVK 17/4-r bendlerinde faktoring şirketleri sayılmadığından bu şirketler FYYÇA yapması halinde kapsam dışında kaldıkları için bu iki kanunda tanımlanan istisnadan faydalanamayacaktır. Diğer bir ifade ile faktoring şirketleri KVK 5-1/f hem de KDVK 17/4-r bentlerinde tanımlanan taşınmaz ve iştirak hisselerinin kendilerine devir ve teslimleri ile bu varlıkların kendilerince devre ve teslime tabi tutulmasında kurumlar vergisi ve katma değer vergisine tabi olacaklardır. Faktoring şirketlerinin bu önemli hususa dikkat etmeleri gerekiyor. Bu konunun ivedi olarak Gelir İdaresi nezdinde yapılacak düzenleme ile ilgili iki kanundaki yer alan istisna düzenlemelerine faktoring şirketlerinin de dahil edilerek düzeltilmesi gerektiği düşüncesindeyiz.

Hakan Güzeloğlu
Finansal Vergi Hizmetleri Bölüm Başkanı, Şirket Ortağı
hguzeloglu@kpmg.com