25 Soruda Taşınmaz Yeniden Değerlemesi

Yayınlanma Tarihi: 07 Temmuz 2018


Resmi Gazete'de* yayımlanarak yürürlüğe giren 7144 sayılı Kanun'un 5'inci maddesi ile Vergi Usul Kanunu'na geçici 31'inci madde eklenmiş ve eklenen bu madde ile mükelleflere aktiflerindeki taşınmazları yeniden değerleme ve buna göre şirket varlıklarının realize edilmesine ve bilanço görünümlerinin düzeltilmesine belirli süreli imkan sağlanmıştır.  Ayrıca bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Maliye Bakanlığı'na verilmiş, Maliye Bakanlığı da bu yetkiyi 6 Temmuz 2018 tarih ve 30470 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 500 Seri No.lu VUK Genel Tebliği ile kullanarak uygulamaya açıklık kazandırmıştır. Bu yazımızda taşınmaz değerlemesine ilişkin hususları soru- cevap şeklinde açıklayacağız.

1- 7144 Sayılı Kanun ile sadece taşınmazlar mı değerlemeye tabi tutulabiliyor?

Evet, Kanun kapsamında yapılacak yeniden değerleme işlemi sadece taşınmazları kapsıyor. Taşınmaz tabiri ise Türk Medeni Kanunun 704 üncü maddesine göre, arazi, tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar ile kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler anlamına geliyor.

Dolayısıyla aktifinde gayrimenkul olanların yanı sıra gayrimenkul gibi değerlenen haklar da yeniden değerleme uygulamasından yararlanabilecektir. Örneğin; Türk Medeni Kanunu'nun 826'ıncı maddesinde bahsi geçen bağımsız ve sürekli nitelikte olup sahibinin isteği ile tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilen üst hakkı (irtifak hakkı) da bu kapsamda yeniden değerleme uygulamasından yararlanabilecektir.  

Yine boş arsa ve araziler de yeniden değerleme uygulamasından yararlanabilecektir.

Bununla birlikte sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilen taşınmazlar bu uygulamadan yararlanamayacaklardır.

2- Yeniden değerleme uygulamasından kimler yararlanabilir?

Geçici 31'inci maddeye göre taşınmaz yeniden değerleme uygulamasından;

  • Tam mükellefiyete tabi kurumlar vergisi mükellefleri

  • Tam mükellefiyete tabi bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri

yararlanabilecektir.

3- Yeniden değerleme uygulamasından kimler yararlanamaz?

Taşınmaz yeniden değerleme uygulamasından yararlanamayacak olanlar aşağıdaki gibidir:

  • Finans ve bankacılık sektöründe faaliyet gösterenler,

  • Sigorta ve reasürans şirketleri,

  • Emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları,

  • Münhasıran sürekli olarak işlenmiş altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler.

  •  VUK'nun Kanunun 215 inci maddesi uyarınca kendilerine kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilenler

  • Dar mükellef kurumlar

  • Dar mükellef olup bilanço esasına göre defter tutan gerçek kişiler.

  • İşletme hesabı (zirai işletme hesabı dahil) esasına göre defter tutan mükellefler.

4-  Taşınmaz alım-satım ve inşaat işleri ile devamlı olarak uğraşanlar uygulamadan yararlanabilir mi?

Hayır, 500 Seri No.lu VUK Genel Tebliği'nin 5'inci maddesinin 2'nci fıkrasında açıklandığı üzere taşınmazların alım, satım ve inşa işleri ile devamlı olarak uğraşanların bu amaçla aktiflerinde kayıtlı bulunan emtia niteliğindeki kıymetler, bu kapsamda yeniden değerlemeye tabi tutulamaz.  Örneğin bir inşaat şirketinin inşa ettiği ve 15'li hesap grubunda kayıtlı konut stokları için yeniden değerleme uygulaması yapılması mümkün değildir.

Bununla birlikte bu şirketlerin aktifinde olup da emtia niteliğinde bulunmayan ve kiralamaya konu dilen taşınmazlar yeniden değerlemeye tabi tutulabilecektir.

5- Yeniden değerleme uygulamasından yararlanmak için ne kadar vergi ödemeliyim?

VUK Geçici 31'inci madde ile sınırlı süreli olarak getirilen bu uygulamadan yararlanabilmek için "Değer Artışı" tutarı üzerinden % 5 oranında vergi hesaplanarak yeniden değerlemenin yapıldığı tarihi izleyen ayın 25'inci günü akşamına kadar bir beyanname ile gelir ve kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine beyan edilerek aynı süre içinde ödenmesi gerekir.

6- Ödenen % 5 oranındaki vergi gider yazılabilir mi?

Hayır, Vergi Usul Kanunu Geçici 31'nci madde kapsamında ödenen vergi; gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilmez, gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmez.

7- Yeniden değerleme sonucu hesaplanan ve beyan edilen vergi ödenemezse ne olur?

Taşınmaz ile ilgili hesaplanacak değer artışı üzerinden beyan edilen ve Vergi Dairesince tahakkuk eden % 5 oranındaki verginin ertesi ayın 25'ine kadar ödenememesi halinde uygulamadan yararlanma hakkı kaybedilir.  VUK Geçici 31'inci madde ile 500 seri No'lu Tebliğ'de belirtilmese dahi mücbir sebep halinin oluştuğu durumlarda konunun nasıl değerlendirileceği net değildir. Bize göre mücbir sebep hali oluşması durumunda bu sürenin sona ermesine kadar beyan edildiği halde ödenmeyen vergiler nedeniyle uygulamadan yararlanma hakkının engellenmemesi gerekir.

8- Aktifteki taşınmazlar için yeniden değerleme yapılması zorunlu mu?

Hayır, tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri için yeniden değerleme yapılması zorunlu olmayıp kapsama giren mükelleflerin tercihine bırakılmıştır. Dileyen mükellefler bilançolarında kayıtlı taşınmazları yeniden değerlemeye tabi tutmayarak mevcut durumlarını muhafaza edebilirler.

9- Aktifte yer alan taşınmazlardan herhangi biri için yeniden değerleme yapılabilir mi?

Maddenin yürürlüğe girdiği 25 Mayıs 2018 tarihi itibarıyla yasal defter kayıtlarında yer alan taşınmazların tamamına veya bir kısmı için yeniden değerleme yapmak mümkün. Mükellefler kapsama giren taşınmazlar için isteğine göre yeniden değerleme işlemini yapabileceklerdir. 

10- Taşınmazın yeniden değerlemeye esas değeri nasıl belirlenecektir?

Yeniden değerleme, taşınmazların ve varsa bu taşınmazlara ait amortismanların, Vergi Usul Kanunu'nda yer alan değerleme hükümlerine göre tespit edilen ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25 Mayıs 2018 tarihi itibarıyla yasal defter kayıtlarında yer alan değerleri üzerinden yapılacaktır.

VUK'un 272'nci maddesi uyarınca maliyet bedeline intikal ettirilen giderler ile 163 ve 334 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri uyarınca maliyet bedeline dahil edilen kredi faizleri ve kur farkları da yeniden değerleme kapsamına girmektedir.

11- Taşınmazların yeniden değerleme sonucunda değer artışı nasıl hesaplanacak?

Kanun, değer artışının hesaplamasında Net Değer Artışı Usulü'nü benimsemiştir.  Bunun için yeniden değerlemeye esas alınan 25 Mayıs 2018 tarihi itibarıyla yasal kayıtlarda yer alan yeniden değerlemeden önceki ve yeniden değerlendikten sonraki net bilanço aktif değerlerinin hesaplanması gerekmektedir. Net bilanço aktif değeri ve değer artışı aşağıdaki gibi hesaplanır.

NET BİLANÇO AKTİF DEĞERİ: Bilanço Aktif Değeri – Birikmiş Amortismanlar

DEĞER ARTIŞI: [ (Taşınmaz Aktif Değeri x Yeniden Değerleme Oranı)- (Taşınmaza Ait Birikmiş Amortismanlar x Yeniden Değerleme Oranı)] – [ Taşınmaz Bilanço Aktif Değeri – Taşınmaza Ait Birikmiş Amortismanlar]

Diğer bir ifadeyle DEĞER ARTIŞI: Değerleme Sonrası Net Bilanço Aktif Değeri – Değerleme Öncesi Net Bilanço Aktif değeri

12- Amortisman ayrılmayan durumlarda net bilanço aktif değeri nasıl hesaplanacaktır?

Amortismana tabi taşınmazlar için amortismanın herhangi bir yılda eksik ayrılması veya hiç ayrılmamış olması durumunda, yeniden değerlemeye esas alınacak değer bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılarak belirlenecektir. ​

13- Yeniden değerleme oranı nasıl belirlenecektir?

Yeniden değerleme oranın belirlenmesinde iki ayrı yönteme göre belirleme yapılacaktır. Buna göre;

  1. Enflasyon Düzeltmesine Tabi Tutulan En Son Bilançoda Yer Alan Taşınmazlar Ve Bunların Amortismanları İçin Yeniden Değerleme Oranı;

    Maddenin yürürlük tarihi olan 25 Mayıs 2018 tarihten bir önceki aya ilişkin yani Nisan 2018 tarihine ilişkin Yİ_ÜFE değerinin , söz konusu bilançonun ait olduğu tarihi takip eden aya ilişkin Yİ-ÜFE değerine bölünmesiyle hesaplanacaktır.

    Örneğin; en son enflasyon düzeltmesi 2004 yılında yapıldığından 31.12.2004 tarihli bilançoda yer alan taşınmazlar ve bunların birikmiş amortismanlarının düzeltilmesi için değerleme oranı Nisan 2018 ayına ilişkin Yİ-ÜFE değiri olan 341.88 in 31.122004 tarihli bilançoyu takip eden ay olan 2005 yılı Ocak ayına ilişkin Yİ-ÜFE değeri olan 114,83 e bölünmesiyle bulunan 2,97727 değer yeniden değerleme oranı olarak dikkate alınacaktır. (341,88/114,83=2,97727).
     
  2. Enflasyon Düzeltmesine Tabi En Son Bilanço Tarihinden Sonra İktisap Edilen Taşınmazlar ve Bunların Amortismanları için Yeniden Değerleme Oranı; 

    Yine Maddenin yürürlük tarihi olan 25 Mayıs 2018 tarihten bir önceki aya ilişkin yani Nisan 2018 tarihine ilişkin Yİ_ÜFE değerinin taşınmazın iktisap edildiği ayı izleyen aya ilişkin Yİ-ÜFE değerine bölünmesiyle hesaplanacaktır.

    Örneğin; taşınmazın 20 Haziran 2010 tarihinde alındığını düşünürsek Nisan 2018 tarihine ilişkin Yİ-ÜFE değeri 341.88, taşınmazın alındığı ayı takip eden ay olan Temmuz 2010 ayına ait değeri olan 171,81 e bölünmesiyle 1.98987 olarak hesaplanacaktır.

    Yeniden değerleme oranı hesabında virgülden sonra küsurat olarak 5 hane dikkate alınacaktır.

14- Taşınmazın maliyet bedeline sonradan eklenen giderler ve kredi faizleri ile kur farkları olması halinde yeniden değerleme oranı nasıl belirlenecek?

Kısaca taşınmaz maliyet bedeline sonradan ilave bir maliyet veya kredi faizi ile kur farkı eklenmiş ise yeniden değerleme oranı söz konusu bu ilave maliyetler ayrıştırılarak hesaplanacaktır.

Buna göre, taşınmazların 25 Mayıs 2018 tarihi itibarıyla yasal defter kayıtlarında yer alan maliyet bedeline dahil edilen her bir maliyet unsurunun yeniden değerlemeye tabi tutulmasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten bir önceki aya ilişkin yani Nisan 2018 dönemine ait  Yİ-ÜFE değerinin, ilgili maliyet unsurunun aktifleştirildiği ayı izleyen aya ilişkin Yİ-ÜFE değerine bölünmesi ile bulunan oran dikkate alınacaktır.

Söz konusu taşınmazlara ait amortismanların yeniden değerlenmesinde ise yeniden değerlemeye esas alınan toplam amortisman rakamı içerisinde yer alan her bir maliyet unsuruna tekabül eden amortisman tutarı için ilgili maliyet unsurunun düzeltilmesinde kullanılan oran dikkate alınarak yeniden değerleme yapılacaktır.

15- Kendi arsası üzerine bina inşa eden mükellefler yeniden değerlemeyi nasıl yapacak?

En son enflasyon düzeltmesi yapılan bilanço tarihinden sonra yani 31.12.2004 tarihinden sonra inşa edilerek aktifleştirilen binaların yeniden değerlemeye tabi tutulmasında, mükelleflerce bina maliyet bedeline dâhil edilen arsa payı bedeli ile diğer maliyet unsurları ayrıştırılmak sureti ile yeniden değerleme sonrası tutar hesaplanacaktır.

Buna göre, bu binaların yeniden değerleme sonrası değerlerinin hesaplanmasında;

  • Arsa payı için arsanın iktisap tarihine (arsa enflasyon düzeltmesi yapılmış en son bilanço tarihinden önce iktisap edilmiş ise enflasyon düzeltmesi yapılmış son bilanço tarihine) göre bulunacak yeniden değerleme oranı,

  • Diğer maliyet unsurları için ise binanın aktifleştirildiği tarihe göre bulunacak yeniden değerleme oranı dikkate alınacaktır.

  • Bu binaların amortismanında kullanılacak yeniden değerleme oranı ise, binanın aktifleştirildiği tarihe göre bulunacaktır.

  • Söz konusu binaların aktifleştirilmesinden sonra 213 sayılı Kanunun 272 nci maddesi uyarınca bina maliyet bedeline eklenen giderler ile 163 ve 334 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri uyarınca maliyet bedeline dâhil edilen kredi faizleri ve kur farkları için ise 500 No.lu VUK Genel Tebliğinin 9 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında da belirtilen ve bir önceki bölümde açıklanan şekilde yeniden değerleme sonrası tutarlar hesaplanacaktır.
     

16- Yeniden değerleme oranı belirlerken devir, nev'i değişikliği ve bölünme halinde taşınmazların iktisabında hangi tarih esas alınacak?

Gelir Vergisi Kanunu'nun 81'inci maddesinde sayılan devir ve tür değiştirme halleri ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19 ve 20'inci maddelerine  göre yapılan devir ve bölünme hallerinde, devrolunan veya bölünen işletmeler/şirketler tarafından iktisap edilen taşınmazların devralanlar tarafından yeniden değerlenmesinde kullanılacak yeniden değerleme oranının hesabında söz konusu taşınmazların devir eden, tür değiştiren veya bölünen işletme/şirket tarafından iktisap edildiği tarihin esas alınması gerekmektedir.

17- Yeniden değerleme oranı belirlemesinde finansal kiralama yoluyla edinilen taşınmazlar için iktisap tarihi olarak hangi tarih esas alınacak?

Finansal kiralama yoluyla iktisap edilen ve mülkiyeti devredilmiş olan taşınmazlara ait yeniden değerleme oranının belirlenmesinde iktisap tarihi olarak, kiracının kullanma hakkını aktifleştirdiği tarih esas alınacaktır.  Dolayısıyla finansal kiralama işleminde kiracı tarafından kullanım hakkının VUK'un Mükerrer 290'ıncı maddesine göre kullanım hakkı aktifleştirme tarihi yeniden değerleme işleminde oran hesabı için iktisap tarihi olarak dikkate alınacaktır.

18- Değer artış tutarını nasıl kaydetmeliyim ve nasıl takip etmeliyim?

Yukarıdaki şekilde hesaplanan değer artışı bilançonun pasifinde özel bir fon hesabı olan 527 Maddi Duran Varlıklar Yeniden Değerleme Artışları Hesabına kaydedilmesi gerekiyor.

Bu hesaba kaydedilen değer artışlarının, yeniden değerlemeye tabi tutulan her bir taşınmaza isabet eden kısmının ayrıntılı olarak gösterilmesi gerekiyor. Bu nedenle 527 hesap altında bu kırılımın taşınmaz bazında gösterilmesi gerekiyor.

Ayrıca, yeniden değerlemeye tabi tutulan taşınmazların her birine isabet eden değer artışları ile bunların hesap şekilleri, envanter defterlerinin ayrı bir sahifesinde müfredatlı olarak gösterilir.

Yeniden değerlendirilen taşınmazların envanter defterine yapılacak kayıtlarında aşağıda belirtilen şekilde gösterilmesi gerekiyor.

1. İktisadi kıymetin cinsi,

2. Aktife giriş tarihi,

3. Amortisman oranı,

4. 25/5/2018 tarihi itibarıyla aktife kayıtlı değeri,

5. 25/5/2018 tarihi itibarıyla birikmiş amortisman tutarı (ayrılmış sayılanlar dâhil edilir),

6. Yeniden değerlemeden önceki net bilanço aktif değeri,

7. Yeniden değerleme oranı,

8. İktisadi kıymetlerin yeniden değerlemeden sonra bulunacak değeri,

9. Birikmiş amortismanların yeniden değerlemeden sonraki değeri,

10. Yeniden değerlemeden sonraki net bilanço aktif değeri,

11. Değer artışı.

19- Özel fon hesabına kaydettiğim değer artış tutarı ortaklara dağıtılırsa ne olur?

Taşınmaz değerlemesi sonucu ortaya çıkan değer artışı üzerinden % 5 vergi ödenir ve bu tutar Öz Kaynaklar altında 527 MDV Yeniden Değerleme Artışları hesabına kaydedilir. Bu tutar sermayeye ilave edilebilir ancak bunun dışında herhangi bir nedenle işletmeden çekilir veya başka bir hesaba nakledilirse bu işlemin yapıldığı dönemin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin aynı dönemde gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulur. Diğer bir ifadeyle şirket zararda olsa dahi söz konusu değer artışı örneğin ortaklara dağıtıldığı veya işletmeden çekildiği anda hem kurumlar vergisine hem de kar payı dağıtımına bağlı stopaj vergilemesine tabi tutulur.

20- Şirketin tasfiye, devir, nev'i değişikliği ve bölünmesi halinde fon hesabına kayıtlı değer artışı vergilenir mi?

Şirket tasfiye edilirse tasfiyenin gerçekleştiği dönemde fon hesabına kayıtlı değer artışı gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulur. Ayrıca KV Mükellefleri için kar payı stopaj vergilemesi de söz konusu olur.

Ancak 193 sayılı Kanun'un 81'inci maddesinde sayılan devir ve tür değiştirme halleri ile 5520 sayılı Kanun'a göre yapılan devir ve bölünme hallerinde, fon hesabında yer alan tutarlar işletmeden çekilmiş veya başka bir hesaba nakledilmiş sayılmaz. Bunun için söz konusu fon hesabının devredildiği veya bölündüğü şirketin bilançosunda da ayrıntılı olarak takip edilmesini tavsiye ediyoruz. Haliyle aynı şekilde devralan veya bölünme sonucu oluşan yeni şirketlerde bu fon sermayeye ilave dışında işletmeden çekilir veya başka hesaba nakledilir ise vergiye tabi tutulacaktır.

21-  Yeniden değerlenen taşınmaz satılırsa ne yapmak gerekir?

Yeniden değerlemeye tabi tutulan taşınmazların satılması veya herhangi bir şekilde elden çıkarılması halinde, pasifte özel fon hesabında gösterilen değer artışı tutarları, satış kazancına dâhil edilmez. Bu durumda fon hesabı kayıtlarda kalmaya ve bilançoda yer almaya devam eder.

Yeniden değerlemeye tabi tutulan taşınmazların elden çıkarılmasından önce 213 sayılı Kanun'un mükerrer 298'inci maddesi uyarınca enflasyon düzeltmesi yapılmasına ilişkin şartların oluşması halinde, pasifte özel bir fon hesabında tutulan değer artışı tutarları özsermayeden düşülmek suretiyle enflasyon düzeltmesi yapılır. Fon hesabının sermayeye eklenmesi halinde de, bu tutar sermaye hesabından düşülerek anılan madde uyarınca enflasyon düzeltmesi yapılır. Dolayısıyla bu açıklama ile iki defa değerlemenin önüne geçilmek amaçlanmaktadır.

22- Amortismana tabi taşınmazlar için yeniden değerleme sonrasında hangi değer üzerinden amortisman ayırılacak?

Amortismana tabi olan taşınmazların yeniden değerleme sonrasında bulunan değerleri üzerinden amortisman ayrılmaya devam edilecektir. Amortisman süresinde veya oranında ise bir değişiklik olmayacaktır.

23- Taşınmaz yeniden değerleme uygulaması ne zaman sona eriyor?

Kapsama dahil kişiler tarafından yine kapsama dahil taşınmazlar için yeniden değerleme uygulaması 30 EYLÜL 2018 tarihinde sona erecektir. Uygulama geçici bir uygulama olup bu sürenin dikkatlice takip edilmesi ve uygulamaya karar verilmesi halinde bu tarihten önce gerekli başvurunun yapılması gerekmektedir. VUK Geçici 31'inci maddesinde süre uzatımı için herhangi bir yetki verilmediği için yeni bir kanun düzenlemesi olmaksızın sürenin uzamayacağı değerlendirilmektedir.

Yine Mükellefler tarafından geçici 31'inci madde kapsamında beyanda bulunduktan sonra, anılan madde kapsamında yeniden değerlemeye tabi tutulmak istenen ilave taşınmazlar için ek beyanname verilmesi mümkündür. Bu durumda da, yukarıda belirtilen şartlar aranır.

24- Yeniden değerleme sisteminin avantajları nelerdir?

Kapsamdaki taşınmazların yeniden değerlemesi sonucunda aşağıdaki avantajları ortaya çıkarır.

  • Teknik iflastaki şirketlere, aktiflerindeki taşınmazları satmadan gerçek değerleri ile değerleme ve böylece teknik iflastan kurtulma imkanı sağlar. 

  • Değer artışını fon hesabına kaydedilmesi Şirketin öz sermayesini kuvvetleneceği için, şirket bilanço öz sermaye yeterlilik oranlarını iyileştirir. Böylece kredi temini, ihalelere katılım şartlarının sağlanması vb kolaylıklar sağlar.

  • Taşınmazların güncel değerlerine getirilmesindeki satış veya sat-geri kirala gibi yöntemlere başvurma baskısını ortadan kaldırır. Böylece işletmeler en uygun yatırım dönemini bekleyerek taşınmazlarını değerlendirebilirler. 

  • Değer artışı sadece % 5 vergi ile fona kaydedilir ve taşınmaz satıldığında fon aynen bilançoda kalır ve taşınmaz yeni belirlenen değer üzerinden  devredilir.  Böylece gelir ve kurumlar vergisinden tasarruf edilmiş olur. Örneğin KV mükellefi 1.000.000 TL Değer artışlı bir gayri menkulde satışa göre 60.000 TL vergi avantajı sağlar. 

  • Yeniden değerleme ihtiyaridir. 

  • Yeniden değerlemede aktifteki taşınmazların tamamına değerleme yapmak zorunluluğu bulunmamaktadır. İstenilen taşınmaz değerlemeye tabi tutulabilir. 

25- Yeniden değerleme sisteminin negatif yönleri nelerdir?

Genel olarak yeniden değerleme uygulaması mükelleflere destek olarak getirilmiştir. Bu sistemin negatif yönleri aşağıdaki gibi değerlendirilebilir.

  1. Süre 30 Eylül 2018 de dolmaktadır. Sürenin uzamasına ilişkin maddede bir yetki yer almamaktadır. Bu nedenle uygulamanın ileride uzatılması düşünülebilir.

  2. Taşınmazını ilk aşamada değerlendirmeyecek şirketler için ilave % 5 maliyet oluşturması dikkate alınmalıdır. Taşınmazlarda KV istisnası % 75 den % 50 ye düşürülmüştür. Dolayısıyla taşınmaz satış kazancı üzerindeki vergi yükü KV oran artışı ile birlikte % 5 den % 11 e çıkmıştır. Buna göre yeniden değerleme yapmadan önce şirketlerin yapacağı işlem nedeniyle ödeyecekleri % 5 ile taşınmazı sattıklarında şirket karlı ise ödeyecekleri ilave % 6 için alternatif maliyet ve kar analizi yapılmalıdır.

  3. Yeniden değerleme işlemi zararlı şirketler teknik iflas durumu yok ise taşınmaz satıldığında zarar mahsubu yapıldığı ölçüde avantajlı değildir.

  4. Yeniden değerleme sadece tam mükelleflere tanınmıştır. Bu durum ayrımcı vergi uygulamasına yol açabilir.

Sorumlu Vergicilik Bakışıyla…

7144 sayılı Kanun ile getirilen taşınmazların yeniden değerleme düzenlemesi özellikle teknik iflas ve öz sermaye yeterlik sıkıntısı çeken şirketler için taşınmazlarını elden çıkarmadan bir çözüm getirmesi açısından oldukça önemlidir. Sistemin sadece tam mükelleflere hak tanırken dar mükelleflerin bu kapsam dışında bırakılması ayrımcı vergilendirme tartışmalarına yol açabilecektir.  Ayrıca getirilen düzenlemenin sürekli olmaması ve süresinin 30 Eylül 2018 tarihinde dolması da olumsuz olarak değerlendirilecektir.

Buna rağmen getirilen uygulamanın birçok mükellef yönünden avantajlı olduğu açıktır. Bu nedenle mükelleflerin 30 Eylül 2018 tarihine dikkat etmeleri ve süreyi kaçırmamaları önemlidir. ​

1 25 Mayıs 2018 tarihli ve 30431 Sayılı Resmi Gazete http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/05/20180525-18.htm

Timur Çakmak
Vergi Bölüm Başkanı, Şirket Ortağı
tcakmak@kpmg.com