Yapılmakta Olan Yatırımların Enflasyon Düzeltmesinden Kaynaklı Fon Hesabının Durumu

Yayınlanma Tarihi: 14 Ocak 2026


Yapılmakta Olan Yatırımların Enflasyon Düzeltmesinden Kaynaklı Fon Hesabının Durumu

Enflasyon muhasebesi 2025 hesap döneminde uygulanacak mı uygulanmayacak mı derken, 25/12/2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “7571 Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” bütün tartışmalara neşter vurarak Enflasyon muhasebesini 3 yıl süreyle (2025, 2026, 2027) erteledi. Belirtilen dönemler, söz konusu Torba Yasa ile “enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönem” olarak nitelendi. Bu belirleme yapılmış olmasına rağmen önceki dönemlerde uygulanan enflasyon muhasebesinin etkileri uzun süre bilançolarda taşınacak. Bilançolarda taşınan bu etkiler de uzunca bir süre işletmelerin peşini bırakmayacak.  

Bu makalemizde, enflasyon muhasebesinin bilançolarda bıraktığı miraslardan “Yapılmakta Olan Yatırımlar”ın 2024 yılı düzeltmesinden kaynaklı zamanında vergilendirilmeyip fon hesabına aktarılmak suretiyle ötelenen enflasyon gelirinin durumunu ele alacağız.

Yapılmakta Olan Yatırımların Enflasyon Düzeltmesinden Kaynaklı Geliri Vergi Dışı Bırakan Düzenleme Ne Zaman Uygulamaya Girdi?

Bilindiği üzere, enflasyon muhasebesi uzun bir aradan sonra ikinci kez 2023 bilançolarının düzeltilmesiyle uygulamaya girdi. İzleyen yıl ise vergi efektiyle birlikte 2024 yılı bilançoları düzeltmeye tabi tutuldu. Yapılmakta olan yatırımların (Tek Düzen Hesap Planı Hesap Kodu:258) düzeltilmesinden kaynaklı enflasyon geliri, 2024 hesap döneminde vergilendirilmeyecek şekilde (yatırım aktifleştirilene kadar) ötelendi. Gelin öncelikle bu süreci bir hatırlayalım.

2024 yılı enflasyon düzeltmesinin “yapılmakta olan yatırımlar” üzerindeki vergi etkisini ortadan kaldırmayı amaçlayan kanun teklifi, 11/10/2024 tarihli “Savunma Sanayii ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile meclise sunulmuştu. Hatırlarsanız bu teklifin en çok tartışılan tarafı, limiti 100 Bin TL ve üzeri olan kredi kartlarından katkı payı alınmasını da içermesiydi. Neyse ki, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşmesine başlanan teklif, son anda ileride değerlendirilmek üzere geri çekilmişti.

Geri Çekilen Teklifte, Yapılmakta Olan Yatırımların Enflasyon Düzeltmesinden Kaynaklı Vergi Efektini Öteleyen Düzenlemenin Gerekçesi Nasıldı?

Öncelikle, yasalaşan düzenleme hakkındaki gerekçeyi bazı sorularımızın cevabını almakta faydalı olacağını düşündüğüm için anımsamakta fayda görüyorum. Düzenlemenin gerekçesi aynen aşağıda yer almaktadır:

“Maddeyle, yapılmakta olan yatırımlara ilişkin harcamalarını tek düzen muhasebe standartları uyarınca "Yapılmakta olan yatırımlar" hesabında izleyen mükelleflerin, enflasyon düzeltmesine tabi tuttukları bu hesaba ilişkin düzeltme farklarını, dönem kazancıyla ilişkilendirmemeleri sağlanmaktadır.

Bu mükellefler, enflasyon düzeltmesinin uygulandığı dönemlerde, parasal olmayan kıymetler sınıfında yer alan yapılmakta olan yatırımlar hesabını enflasyon düzeltmesine tabi tutacaklar ve düzeltme sonrası oluşan ve enflasyon düzeltmesi karı olarak dikkate alınması gereken düzeltme farklarını dönem kazancıyla ilişkilendirmeyip, bu tutarları özel bir fon hesabında izleyeceklerdir. Özel fon hesabına alınan bu tutarlar, yatırımın tamamlanarak ilgili iktisadi kıymetin aktifleştirildiği dönem ile bu dönemi takip eden dört hesap dönemi içerisinde eşit taksitler halinde dönem kazancının tespitinde dikkate alınacaktır. Ayrıca, özel fon hesabında izlenen tutarlar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınıncaya kadar her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılacaktır.

Örneğin, yapılmakta olan yatırımlar hesabında 10 milyon TL harcaması bulunan ABC A.Ş., bu hesabı dönem sonunda enflasyon düzeltmesine tabi tutmuş ve düzeltme işlemi sonrasında 3 milyon TL enflasyon düzeltme farkı ortaya çıkmıştır. Düzenlemeyle söz konusu mükellef enflasyon düzeltmesi sonrası oluşan farkı gelir hesaplarıyla ilişkilendirmeyerek özel bir fon hesabına alacak ve bu tutarı dönem kazancının tespitinde dikkate almayacaktır. Yatırımın bir sonraki yıl tamamlandığı, iktisadi kıymetin bu süre sonunda işletmenin aktifine alındığı ve bu süre zarfında yeniden değerleme oranının %20 olduğu varsayıldığında, özel fon hesabında yer alan tutar 3,6 milyon TL olarak dikkate alınacak ve iktisadi kıymetin aktifleştirildiği dönemde, söz konusu tutarın beşte biri olan 720 bin TL, kazancın tespitinde gelir olarak dikkate alınacaktır. Özel fon hesabının bakiyesi 2 milyon 880 bin TL ise sonraki hesap döneminde yeniden değerleme oranında artırılacak ve değerlenmiş tutarın bu defa dörtte biri, sonraki yıllarda değerlenmiş tutarın sırasıyla üçte biri, yarısı ve kalanın son yılda tamamı bu hesap dönemlerine ilişkin kazancın tespitinde gelir olarak dikkate alınacaktır.

Yatırımın çeşitli nedenlerle tamamlanamaması, iktisadi kıymetin aktifleştirilmesinden sonra faaliyetin beş hesap dönemi içerisinde sona erdirilmesi veya özel fon hesabında izlenen tutarların başka bir hesaba nakledilmesi ya da işletmeden çekilmesi hallerinde, madde kapsamında dönem kazancında dikkate alınmayan tutarlar yatırımın tamamlanamadığı, faaliyetin sonlandırıldığı veya özel fon hesabının kısmen veya tamamen madde hükümlerine aykırı şekilde kullanıldığı dönemin kurum kazancının tespitinde dikkate alınacaktır.

Diğer taraftan, bu madde 1/1/2024 tarihinden, özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler için ise 2024 yılında başlayan hesap döneminden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinden, 2024 hesap dönemine ilişkin geçici vergi dönemlerinde bu hesaptan kaynaklanan düzeltme farklarını vergi matrahının tespitinde dikkate alan mükellefler, hesap döneminin başından itibaren kayıtlarını düzeltmek suretiyle söz konusu düzeltme farklarını hesap dönemi sonuna kadar özel fon hesabına alacaklardır.

Böylelikle, yatırımların enflasyon düzeltmesinden olumsuz etkilenmemesi sağlanmakta, bu sayede yatırımlara katkıda bulunulması amaçlanmaktadır.”

Ne eksik ne fazla gerekçe aynen yukarıdaki gibidir. Yukarıdaki gerekçe, bu defa da aynen korunarak 30/10/2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7529 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”a eklenerek yasalaşmıştır!

Gerekçe Yukarıdaki Gibiyken Yasa Metni Nasıldır?

7529 sayılı Torba Yasa ile Vergi Usul Kanunu’nun Mük. 298’inci maddesinin “A/10” no.lu bendine eklenen düzenleme aynen aşağıda yer almaktadır.

“Bu Kanun kapsamındaki muhasebe standartları uyarınca yapılmakta olan yatırımlar hesabında takip edilen tutarların enflasyon düzeltmesine tabi tutulması sonucunda oluşan ve bu hesabın alt hesabında izlenen düzeltme farkları, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir ve dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz.

Özel fon hesabında bulunan bu tutarlar, yatırımın tamamlanarak ilgili iktisadi kıymetin aktifleştirilmesi gereken dönem ile bu dönemi takip eden dört hesap dönemi içerisinde eşit taksitler halinde dönem kazancının tespitinde dikkate alınır.

Bu bent uyarınca özel fon hesabında izlenen ve dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayan tutarlar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılır. Bu hesaplarda izlenen tutarlara ayrıca enflasyon düzeltmesi uygulanmaz.

Yatırım döneminde veya iktisadi kıymetin aktifleştirilmesinden sonra işin bırakılması veya özel fon hesabında izlenen söz konusu tutarların bir kısmının veya tamamının başka bir hesaba nakledilmesi ya da işletmeden çekilmesi hallerinde, bu bent uyarınca dönem kazancında dikkate alınmayan tutarlar; işin bırakıldığı veya özel fon hesabının kısmen veya tamamen bu bent hükümlerine aykırı şekilde kullanıldığı dönemin kurum kazancının tespitinde dikkate alınır.”

Düzenlemeye İlişkin Tereddütler Nelerdir?

7529 sayılı Yasa ile gerçekleştirilen düzenleme neticesinde; yapılmakta olan yatırımların 2024 yılında enflasyon düzeltmesine tabi tutulmasından kaynaklı gelir, bu dönemde vergilendirilmeyip bilançolarda fon hesabına alındı. Ancak, düzenleme bir nevi döneminde vergilendirmediği bu geliri, yatırımın aktifleştirildiği dönemden itibaren üzerine vade farkı da koymak suretiyle vergilendirmeyi amaçlamaktadır.

Şimdi de gelelim sorulara:

1-Kaç Taksitle Gelir Hesaplarına Alınacak?

Özel fon hesabında bulunan bu tutar, yatırımın aktifleştirilmesi gereken dönem ile bu dönemi izleyen dört hesap dönemi olmak üzere toplamda 5 hesap dönemi içerisinde eşit taksitler halinde ilgili dönemlerin gelirlerine ilave edilecektir. Kanun maddesinde geçen eşit taksitibaresini izleyen sorularda biraz daha deşeleyeceğiz. Zira, gerekçedeki örnekte görüleceği üzere, yeniden değerleme devreye gireceğinden tutarsal anlamda her yıl eşit taksitlendirmeden bahsedilmesi mümkün değildir.

2- Beş Eşit Taksitle Gelir Hesaplarına Almak Zorunda Mıyım?

Taksitlendirme, bir zorunluluk olmayıp fona çekilen tutarın tamamı yeniden değerlemeye tabi tutularak dönem kazancına ilave edilebilir. Bunun için yatırımın aktifleştirilmesi gereği de bulunmamaktadır.

3-Kısmen Aktifleştirmede Nasıl Hareket Edeceğiz?

Kısmen aktifleştirmede de 1. Soru için yapılan açıklamalar caridir. Aktifleştirilen kısma ilişkin fon tutarı doğrudan biliniyorsa bu tutar, bilinemediği durumda ise aktifleştirilen kısma isabet eden tutar oranlama yapılmak suretiyle ayrıştırılmalıdır.

4-Halen Yatırım Devam Ediyorsa Fon Hesabı Değerlemeye Tabi Tutulacak mı?

Fon hesabının yeniden değerlemeye tabi tutulmaya başlanması, yatırımın aktifleştirilmesiyle ilgili değildir. Yatırım aktifleştirilmemiş olsa dahi fon hesabı yeniden değerlemeye tabi tutulacak. Örneğin, 2024 yılı enflasyon düzeltmesinden kaynaklı fona alınan gelir tutarı, yatırım 2025 ve izleyen yıllarda aktifleştirilmemiş olsa dahi yeniden değerleme her yıl yapılacaktır.  

5-2025 Sonunda Hangi Değerleme Oranını Kullanacağız?

Bu konu tartışmaların yoğunlaştığı noktalardan biridir. Fonun yeniden değerlemeye ilişkin kanun hükmü, “Bu bent uyarınca özel fon hesabında izlenen ve dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayan tutarlar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılır.” şeklindedir.

Tereddüt, kırmızı boyalı ifadesinden kaynaklanmakta olup 2025 yılında fon hesabının değerlemesinde kullanılacak oranın tespiti bakımından önemlidir.

Yeniden değerlemeyi düzenleyen VUK Mük. 298/B maddesine baktığımızda “Yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır…” şeklinde düzenlenmiştir. Dolayısıyla; benzer ifade burada da yer aldığından fon hesabının yeniden değerlemede kullanılacak olan oranı; 2024 yılı için ilan edilen değil, 2025 yılı için ilan edilen %25,49 olmalıdır.

6-Fon Tutarını Sürekli Olarak Yıllık Değerleme Oranı ile Değerlemek Zorunda Mıyım?

Düzenlemeye baktığımızda, değerlemenin yıllık yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak, yatırımın bütününü dönem başında ya da dönem içinde aktifleştiren veya fon uygulamasından vazgeçen mükellefler için fon tutarını yıllık bazda değerlemek, daha büyük bir tutarı gelir olarak dikkate almak anlamına gelmektedir. Bildiğimiz gibi, vergi idaresi yeniden değerleme oranını geçici vergilendirme dönemleri itibariyle ilan etmektedir. Hakkaniyet gereği geçici vergilendirme dönemleri itibariyle de mükelleflere bu imkan sağlanmalıdır. Ancak, konu hakkında vergi idaresinin görüşünün alınmasında fayda vardır.  

7-Fonun Değerlemesinden Kaynaklı Farkın Kayıt Nizamı Var Mıdır?

Burada, fon hesabının değerlemesinden kaynaklı farkın hesaplarda izlenip izlenmeyeceğine dair açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, iki farklı görüş gündeme gelmektedir.

Birinci görüş: Pasif hesap olan fonun değerlemesinden gelen ve fon hesabının alacağına kaydedilen tutarın borçlu tarafta gider kaydedilmesi, gider kaydedilen tutarın KKEG olarak tekrar matraha ilave edilmesi, fonun ise kalan taksit sayısına göre gelir hesaplarına aktarılması yöntemi tercih edilebilir. Ancak, gider kaydedip KKEG olarak matraha ilave edilme şeklindeki bir uygulama şirketlerin dağıtılabilir karlarını azaltacağı için tercih edilmeyebilir.

İkinci Görüş: Fon hesabının değerleme işlemlerinin defter kayıtlarından ziyade haricen takip edilmesi (devreden Ar-Ge indiriminin yeniden değerlemeye tabi tutulması şeklinde) şeklindedir. Yeniden değerleme yapıldıktan sonra değerlenmiş fon tutarının kalan taksit sayısına bölünmesi; belirlenen taksit tutarının bir kısmının defter kayıtlarından gelir hesaplarına virmanlanması, yeniden değerlemeden kaynaklı kalan kısmın ise beyanname üzerinde KKEG yapılmak suretiyle dönem kazancına ilave edilmesi şeklindeki yöntemdir.  

Sonuç

Enflasyon muhasebesinin bilançolarda yer ettiği sarsıntı durmuş olsa da artçıları uzun bir süre daha devam edeceğe benziyor. Yapılmakta olan yatırımların enflasyon düzeltmesinden kaynaklı olup döneminde vergilendirilmemiş olan gelirleri de ne yazık ki bu etkilerden bir tanesidir. Farklı konulardaki pek çok etkiyle de izleyen dönemlerde yüzleşiyor olacağız.  

 

 

 

Şaban Atuçuran
Yardımcı Ortak
satucuran@Kpmg.Com