Ramazan Ayında Yapılan Yardımların Bordrolaştırılması

Yayınlanma Tarihi: 27 Şubat 2026


Ramazan Ayında Yapılan Yardımların Bordrolaştırılması

Bayramlar, çalışanlar için farklı anlamlar taşırken işletmeler için motivasyon ve bağlılığı artırma fırsatı sunmaktadır. Yoğun iş temposundan kısa bir süreliğine uzaklaşan çalışanlara verilen bayram hediyeleri ve destekler, çalışanların hem işyerine olan bağlılığını güçlendirmekte hem de motivasyonu arttırmaktadır. Özellikle Ramazan ayında sunulan yardımlar, bordro uygulamaları açısından önem taşımaktadır.

Bu yazımızda, personele verilen Ramazan yardımlarının bordrolaştırılmasını ilgili kanunlar ve alt mevzuat çerçevesinde açıklamaya çalışacağız.

Nakdi Ramazan Yardımı

Ramazan ayında çalışanlara “ramazan yardımı” adı altında yapılan ödemeler, uygulamada sosyal yardım olarak görülse de mevzuat açısından değerlendirilmesi farklıdır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80. maddesinde prime esas kazancın hak edilen ücretler ile prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakı kapsadığı açıkça belirtilmiştir. Çalışana ramazan ayı dolayısıyla sağlanan nakdi menfaatler bu kapsamda değerlendirilmektedir. Bu nedenle ramazan yardımı adı altında yapılan nakit ödemelerin prime esas kazanca dahil edilmesi gerekmektedir.

Benzer şekilde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde ücret; hizmet karşılığı verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatler olarak tanımlanmıştır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere ödemenin adına değil, mahiyetine ve ne şekilde ödendiğine bakılmaktadır. Bu çerçevede nakdi olarak yapılan ramazan yardımı ödemelerinden gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.

Ayni Yardım Gıda Kolisi Uygulaması

Ramazan ayında yapılan yardımlarda çalışanlara gıda kolisi verilmesi, işverenler açısından daha kontrollü ve avantajlı bir yöntem olarak öne çıkmaktadır.

Çalışana gıda kolisi verilmesi halinde SGK açısından prime tabi olup olmayacağı 2020/20 Sayılı İşveren İşlemleri genelgesinde şu şekilde açıklanmıştır. “İşverenlerce sigortalılara ayni (mal)

olarak yapılan yardımlar, tutarları üzerinde durulmaksızın, prime esas kazançlara dahil edilmeyecektir.”

Bu kapsamda çalışana doğrudan gıda kolisi verilmek suretiyle yapılan sosyal yardımlar sigorta primine esas kazanca dahil edilmeyecektir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesine göre ayınlar da ücret kapsamında değerlendirildiğinden dolayı ramazan ayı sebebiyle verilen gıda kolisi yardımından gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.

Alışveriş Kartı Uygulamaları

Alışveriş kartları pek çok alanda kullanılabilse de, SGK açısından yapılacak ayrımı belirleyen temel unsur, yardımın ayni mi yoksa nakdi mi olduğudur. Nitekim 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80. maddesinde ayni yardımların prime esas kazanca dahil edilmeyeceği açıkça düzenlenmiştir. Bu kapsamda yalnızca marketlerde kullanılabilen ve nakde çevrilemeyen market çeki veya kartları, uygulamada ayni yardım sayılmakta ve prime tabi tutulmamaktadır.

Gelir vergisi yönünden ise 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesi uyarınca; işveren tarafından personele verilen market çeki, çalışana ekonomik menfaat sağladığından kural olarak ücret kapsamında değerlendirilir.

Ödemenin tek seferlik ya da süreklilik arz etmesi vergiye tabi olup olmama durumunu değiştirmeyecek olup her iki durumda da gelir vergisi ile damga vergisine tabi tutulması gerekecektir.

Öte yandan alışveriş kartlarının genel ve sınırsız kullanımı halinde, bu konu SGK denetimlerinde büyük finansal riskleri beraberinde getirmektedir. Bir ödemenin ayni yardım kabul edilmesi için kullanım imkanının olabildiğince sınırlandırılması ve sadece belirli mal/hizmet alımına yönelik olması gerekmektedir. Ücretin bir kısmının ayni yardım olarak verilerek SGK priminden muaf tutulması hem sigortalı nezdinde hem de Kurum nezdinde kayıt dışılığa yol açacaktır.

Bu durumun SGK denetim elemanları marifetiyle tespit edilmesi halinde ilgili dönem için; gecikme cezası/zammı uygulanarak fark prim tahakkuku yapılması, idari para cezası uygulanması ve yararlanılmış teşvik/desteklerin geri alınması gibi yaptırımlarla karşılaşılabilir.

Yemek Kartı Yüklemeleri ve 2026 Yılı SGK İstisnası

Ramazan Ayı Dolayısıyla Çalışanlara İlave Yemek Yardımı Ödemesi Yapıldığında Yasal Kesintiler Nasıl Hesaplanır?

Ramazan ayında işverenler, mevcut yemek yardımına ilave yükleme yapmayı tercih edebilmektedir. Örneğin; çalışanın günlük normal yemek bedeli 500 TL iken, Ramazan nedeniyle günlük 500 TL daha verilmesi durumunda toplam günlük tutar 1.000 TL’ye çıkmaktadır.

Bu artışın SGK ve gelir vergisi boyutu, yardımın hangi yöntemle sağlandığına göre değişmektedir. 2026 yılı için geçerli uygulama aşağıda özetlenmiştir.

Nakit Olarak Yemek Bedeli Ödenmesi

Çalışana yemek bedelinin ücretle birlikte nakden ödenmesi halinde, 2026 yılı için:

Fiilen çalışılan gün başına 158 TL SGK priminden istisnadır. 158 TL’yi aşan kısım prime esas kazanca dahil edilir.

Örneğin günlük 1.000 TL nakit ödeme yapılması halinde: 158 TL SGK priminden istisna tutulacak, 842 TL SGK primine tabi tutulacaktır. Bu tutarın günlük 300 TL’yi aşan kısmı gelir vergisi ve damga vergisi matrahına da dahil edilir.

Yemek Kartı ile Sadece Yemek Hizmeti Alınması

Yemek kartı ile sadece yemek yenilmesi ve başka bir amaçla kullanılma imkanı olmaması durumunda ayni yardım gibi değerlendirme yapıldığından tüm tutar istisna kapsamındadır. Bu durumda: günlük tutar sınırı olmaksızın tamamı SGK priminden istisnadır.

Gelir vergisi yönünden ise gelir vergisi kanununun 23. maddesi kapsamında günlük 300 TL’lik istisna uygulanır. Dolayısıyla Ramazan nedeniyle yapılan ilave 500 TL yükleme de dahil olmak üzere istisnayı aşan kısımdan gelir vergisi kesintisi yapılır.

Yemek Kartının Yemek Dışında Kullanılabilmesi

Yemek kartının yemek yeme dışında kullanılma imkanının bulunması durumunda fiilen çalışılan gün başına 158 TL sigorta priminden istisna tutulacaktır. Bu halde: Günlük 158 TL SGK istisnası uygulanır, aşan kısım prime tabi olur.

Dolayısıyla günlük 1.000 TL yükleme yapılması halinde 158 TL SGK priminden istisna, 842 TL SGK primine tabi tutulacaktır.

Günlük 300 TL’yi (KDV dahil 330 TL) aşması halinde gelir ve damga vergisi kesintileri de yapılması gerekecektir.

Sonuç

Ramazan yardımı adı altında yapılan ödemeler yapılmadan önce yanlış sınıflandırma yapılması; eksik prim bildirimi, vergi matrahının eksik beyanı, vergi ziyaı, idari para cezaları riskini de beraberinde getirebilecek olup uygulama öncesinde kart sözleşmeleri ve teknik altyapı mutlaka gözden geçirilmelidir.

KPMG Türkiye

İş ve Sosyal Güvenlik Hizmetleri

Muhammet Kılıçöz
Kıdemli Müdür
mkilicoz@kpmg.com.tr