7582 Sayılı "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" Resmi Gazete’de Yayımlandı

Yayınlanma Tarihi: 04 Haziran 2026



7582 Sayılı "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" Resmi Gazete’de Yayımlandı

7582 Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 04 Haziran 2026 Tarihli ve 33270 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.

Söz konusu Kanun ile;

  • 6183 sayılı Kanunu’nun 48. maddesinde yer alan şartların varlığı halinde amme alacağının tecil edilmesi uygulamasında, azami tecil süresinin 36 aydan 72 aya, teminatsız tecil edilebilecek borç tutarının ise 250.000 TL’den 1.000.000 TL’ye çıkartılması,
  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na eklenmesi planlanan “Mükerrer Madde 20/D” de yer alan istisna şartlarını taşıyanların öngörülen süre içinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikallerinde Veraset ve İntikal Vergisi oranının %1 olarak uygulanması,
  • Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen kriterleri haiz teknogirişim şirketlerince, çalışan personele bedelsiz veya indirimli verilen pay senetlerindeki vergi istisnası sınırının yıllık brüt ücretin iki katına çıkartılması, ayrıca pay senetlerinin elde tutulma sürelerine bağlı olarak zamanında alınmayan vergilerin tahsiline ilişkin sürelerin yeniden düzenlenmesi,
  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenmesi planlanan “Mükerrer Madde 20/D” ile Türkiyede yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye’de yerleşmiş sayıldıkları tarihten önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde edecekleri kazanç ve iratların 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna tutulması,
  • Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na “Geçici Madde 1” eklemesi ile “Nitelikli hizmet merkezinin” tanımının yapılması ve Nitelikli Hizmet Merkezi şartlarını haiz şirketler için bu merkezlerde istihdam ettikleri çalışan ücretleri için gelir vergisi istisnası, nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunun kurumların yurt dışından elde ettikleri kazançları için ise Kurumlar Vergisi Kanunu’nda kurumlar vergisi indirimi tanınması,
  • Transit ticaret kapsamında yurt dışından satın alınan malların yurt içine sokulmadan (millileştirilmeden) bir başka ülkeye satışlarında veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançlarda istisna oranının %95 (4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan ve yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren kurumlar ile 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu kapsamında katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyet gösteren kurumlar bakımından %100) olarak uygulanması ayrıca bu kapsamda vergiden müstesna olan kazancın yurt içi asgari kurumlar vergisinden indirim yapılmasının önünün açılması,
  • Kurumlar vergisi oranının; sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları için kurumlar vergisi oranının %12,5 olarak uygulanması,
  • Transit ticaret, nitelikli hizmet merkezi ve finansal hizmet ihracı kazanç indirimlerinin asgari kurumlar vergisi matrahından düşülebilmesine yönelik düzenleme yapılması, 
  • Yeni bir varlık barışı düzenlemesi yapılarak, yurt dışında veya yurt içinde olup kayıtlarda yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının, bildirilen varlığın vadeli hesaplarda, 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında bulundurulacağı süreye bağlı olarak belirlenen oranda (% 0-5) vergilendirilerek, Türkiye'ye getirilmesine olanak sağlanması,
  • Yurt içinde veyahut yurt dışında olmasına bakılmaksızın kayıt dışı olan menkul kıymet veya nakdi kıymetlerin 31.07.2027 tarihine kadar banka veya aracı kuruluşa bildirilmesi ve transfer edilmesi halinde %0 ve %5 arasında (Devlet Borçlanma Senetleri veya Kira Sertifikalarında bulundurma için taahhüt edilen süreye göre) vergilendirilerek, kayıtlara alınmasının sağlanması,
  • Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen “Teknogirişim” rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayanarak yapacakları şarta bağlı sermaye artırımlarında Türk Ticaret Kanunu’nun şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin hükümleri uygulanmayacağına yönelik düzenleme yapılması,
  • İstanbul Finans Merkezindeki finansal kurumlara sağlanan, yurt dışı tecrübesi olan personelin çalıştırılması halinde uygulanan gelir vergisi indirimi tüm katılımcıları da kapsayacak şekilde genişletilmesi yönünde düzenleme yapılması,
  • İstanbul Finans Merkezinde yer alan kurumların finansal hizmet ihracından kaynaklanan kazançlarına uygulanan %100 indirimin süresinin 2047 yılına kadar uzatılması, ayrıca katılımcı finansal kuruluşların finansal faaliyet harçlarından muafiyet süresinin 20 yıla çıkartılması,

Hususlarında düzenlemeler yapılmıştır.

Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun Kapsamında Tecil/Taksitlendirme Süreleri ve Teminatsız Taksitlendirmeye Konu Borç Tutarının Yükseltilmesi

Söz konusu Kanun’un 1.maddesi ile amme borçlarının tecil/taksitlendirme süresi 36 aydan 72 aya, teminatsız tecil/taksitlendirmeye konu borç tutarının ise 250.000 TL’den 1.000.000 TL’ye çıkarılması sağlanmaktadır.

Değişiklik ile; alacaklı tahsil daireleri itibariyle tecile konu borçlarının toplamının 1.000.000 TL (bu tutar dahil) ye kadar olan kısmı için teminat şartı aranmaksızın 72 aya kadar tecil ve taksitlendirme yapılabilmesine imkânı sağlanmaktadır.

Söz konusu madde Kanun’un yayımı tarihi olan 4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 

Veraset ve İntikal Vergisinde İndirimli Oran Uygulaması

Söz konusu Kanun’un 2.maddesi ile, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 16’ıncı maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen fıkra ile; Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratları gelir vergisinden müstesna tutulanlardan, bahse konu istisnadan yararlanılan süre içerisinde veraset ve intikal vergisine tabi veraset yoluyla mal veraset ve intikal vergisi oranının %1 olarak uygulanmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.

Söz konusu madde Kanun’un yayımı tarihi olan 4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 

Teknogirişim Çalışanlarının Hisse Senedi Ediniminde Ücret İstisnası

Söz konusu Kanun’un 3.maddesi ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen kriterlere göre teknogirişim şirketi niteliğine sahip işverenlerce çalışanlarına bedelsiz veya indirimli verilen ve ücret niteliğindeki şirket pay senetlerine uygulanmakta olan ücret istisna uygulamasında değişiklik yapılmaktadır.

Buna göre istisna tutarı üst sınırının 1 yıllık brüt ücret tutarından 1 yıllık brüt ücret tutarının 2 katına çıkarılması, bu şekilde iktisap edilen ücret niteliğindeki pay senetlerinin belirtilen sürelerde çalışan tarafından elden çıkarılması durumunda uygulanan istisna tutarının vergi ziyaı ceza uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte geri alınması uygulamasında; iktisap tarihinden itibaren 3 tam yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamının geri alınmasında süre 2 yıla, iktisap tarihinden itibaren 4 ila 6 yıl içinde elden çıkarılmasında istisna edilen verginin %75 ‘inin geri alınmasında süre 3 ila 4 yıla, iktisap tarihinden itibaren 7 ile 12 yıl içinde elden çıkarılmasında istisna edilen verginin %25’inin geri alınmasında ise süre 5 ila 6 yıla indirilmektedir.

Dolayısıyla, uygulanan istisnanın üst limiti 1 kat artırılırken, indirimli veya bedelsiz iktisap edilen hisse senetlerinin elden çıkarılması halinde uygulanan istisna tutarının belirli bir kısmının geri alınmasına yönelik düzenlemede elde tutma süreleri kısaltılarak istisna uygulaması teşvik edilmektedir.

Söz konusu madde Kanun’un yayımı tarihi olan 4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 

Yurt Dışı Kazançlara Gelir Vergisi İstisnası Uygulaması

Söz konusu Kanun’un 4.maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/C maddesinden sonra gelmek üzere “Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnası” başlıklı mükerrer 20/D maddesi ile; 1 Ocak 2026’dan itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere, son 3 takvim yılında Türkiye’de ikametgahı ve vergi mükellefiyeti olmayanların yurt dışı kazançlarına 20 yıl süre ile gelir vergisi istisnası getirilmiştir.

Bu hüküm kapsamındaki gerçek kişilerin bu kapsama girmeden önce, Türkiye’de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması bu istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmeyecektir. Bu kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmeyecek, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir. İstisna kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmayacaktır. Bu istisna kapsamındaki kazanç ve iratlar nedeniyle yabancı memleketlerde ödenen vergiler Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilemeyecektir.

Söz konusu madde 01.01.2026 tarihinden itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere Kanun’un yayımı tarihi olan 4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Nitelikli Hizmet Merkezi Çalışanlarına Ücret İstisnası

Söz konusu Kanun’un 5.maddesi ile Doğrudan Yabancı Yatırımcılar Kanunu’na göre tanımlanan nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli personele ücret istisnası getirilmiştir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun ücret istisnalarına ilişkin 23. maddesinin birinci fıkrasına eklenen bent ile, Doğrudan Yabancı Yatırımcılar Kanunu’na göre, tanımlanan nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli personele ödenecek ücretin, brüt asgari ücretin 3 katına kadar olan kısmının gelir vergisinden istisna edilmektedir.

9/1/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri açısından brüt asgari ücretin beş katı olarak uygulanacaktır.

Söz konusu madde Kanun’un yayımı tarihi olan 4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 

Nitelikli Hizmet Merkezi Modelinin Yeniden Tanımlanması 

Söz konusu Kanun’un 6.maddesi ile 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Ek-1’inci maddede yer alan “Nitelikli Hizmet Merkezi” tanımı değiştirilmektedir.

Nitelikli hizmet merkezleri; en az 3 ülkede faaliyet gösteren, yıllık brüt gelirin en az %80’ini yurt dışından sağlayan sermaye şirketi olarak tanımlanmaktadır.

Merkezlerin sunduğu hizmetler aşağıdaki çerçevede tanımlanmaktadır;

“a) Finansal danışmanlık, stratejik yönetim danışmanlığı, risk yönetimi, nakit ve likidite yönetimi, fonlama ve borçlanma işlemleri, yatırım ve sermaye yapısı planlaması, bütçeleme, finansal raporlama ve analiz, uluslararası muhasebe ve uyum, denetim, dijital dönüşüm ve teknoloji danışmanlığı, yatırım ve veri analizi, hukuk danışmanlığı (yurt içi faaliyetlere veya Türk hukukuna yönelik hukuk danışmanlığı, sadece 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında hizmet verebilecek avukat veya avukat ortaklığından alınmak suretiyle), tanıtım, marka yönetimi, insan kaynakları ve eğitim hizmetleri ile bu hizmetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmeti,

(b) Satış, satış sonrası destek, teknik destek, araştırma ve geliştirme, dış tedarik, yeni geliştirilen ürünlerin test edilmesi, laboratuvar hizmetleri gibi faaliyetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmeti”

Ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının görüşünü almak suretiyle maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi verilmektedir.

Bu hizmetleri doğrudan ifa eden ve destek personeli dışında kalan çalışanlar da nitelikli hizmet personeli olarak tanımlanmaktadır.

Söz konusu madde Kanun’un yayımı tarihi olan 4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 

Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklikler (Transit Ticaret ve Nitelikli Hizmet Merkezi Kazanç İndirimi)

  • Transit Ticaret Kazanç İndirimi

Söz konusu Kanun’un 7.maddesi ile, Kurumlar Vergisi Kanununun 10.maddesinin birinci fıkrasında yer alan transit ticarete ilişkin kazanç indiriminin kapsamı genişletilmiştir.

Bu çerçevede,

  • İstanbul Finans Merkezi’nde katılımcı belgesi alarak faaliyette bulunan kurumların kazanç indirim oranı %50'den %100'e çıkarılmaktadır.
  • İlaveten 9/1/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar için de kazanç indirim oranının %100 olarak uygulanması düzenlenmiştir.
  • İstanbul Finans Merkezi ve Endüstri Bölgeleri dışında faaliyette bulunan kurumlara da %95 kazanç indirimi imkânı tanınmaktadır.

İndirimden yararlanılabilmesi için kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması, aracılık faaliyetine ilişkin malların satıcısı ve alıcısının Türkiye’de olmaması şartları aranacaktır.

  • İFM ve Nitelikli Hizmet Merkezinin Münhasıran Bu Faaliyetleri Kapsamında Yurt Dışından Elde Ettikleri Kazançlar İçin Kurumlar Vergisi İndirimi

4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununda düzenlenen nitelikli hizmet merkezleri olarak faaliyette bulunan kurumların münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançları için,

  • 4737 sayılı Kanun kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile 7412 sayılı Kanun hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumlar bakımından %100,
  • Bu bölge ve merkezler dışında faaliyette bulunmaları durumunda ise %95,

Oranında kazanç indirimi teşviği sağlanmaktadır.

Söz konusu madde 1/7/2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Üretim ve Zirai Faaliyetlerden Elde Edilen Kazançlara %12,5 Oranında Kurumlar Vergisi Uygulaması

Söz konusu Kanun’un 8.maddesi ile, Kurumlar Vergisi Kanununun “Kurumlar vergisi ve geçici vergi oranı” başlıklı 32. maddesinde yapılan değişiklik ile sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları için kurumlar vergisi oranının %12,5 olarak uygulanması düzenlenmiştir.

Ayrıca, bu kapsamda indirimli kurumlar vergisi oranından yararlanan kazançlar için, 5520 sayılı Kanunun 32.maddesinin yedinci fıkrası kapsamında ayrıca indirim uygulanamayacağı düzenlenmiştir.

Söz konusu madde, 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara, özel hesap dönemine tabi olan kurumların ise 2027 takvim yılında başlayan özel hesap dönemi ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

Transit Ticaret, Nitelikli Hizmet Merkezi ve Finansal Hizmet İhracı Kazanç İndirimlerinin Asgari Kurumlar Vergisi Matrahından Düşülebilmesi

Söz konusu Kanun’un 9.maddesi ile, transit ticaret, nitelikli hizmet merkezi ve finansal hizmet ihracı kazanç indirimlerinin asgari kurumlar vergisi matrahından düşülebilmesine yönelik düzenleme yapılması hususu düzenlenmiştir.

Kurumlar Vergisi Kanununun 32/C maddesinin ikinci fıkrasının yurtiçi asgari kurumlar vergisi hesaplamasına konu kazançtan düşülebilecek indirimleri düzenleyen (b) bendine (i) ve (j) bentlerinin de eklenmesi ile, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinin 1’inci fıkrasının (i) ve (j) bentleri kapsamında transit ticaret ve nitelikli hizmet merkezleri kazançlarına sağlanan indirimler ile Endüstri Bölgeleri ve İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren kurumlara yönelik sağlanan kurumlar vergisi kazanç indiriminin yurtiçi asgari kurumlar vergisinin hesaplanmasına esas olan kurum kazancından düşülmesine yönelik düzenleme yapılmıştır.

Söz konusu madde 1/7/2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Varlık Barışı Düzenlemesi

Söz konusu Kanun’un 10.maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen Geçici 19.Madde ile Varlık Barışı düzenlemesi yapılmıştır.

Düzenlemeyle, gerçek ve tüzel kişilerce sahip olunan yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye'ye getirilmek suretiyle milli ekonomiye kazandırılması teşvik edilmektedir.

Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter ve kayıtlarında yer almayan aynı tür varlıklarını da maddede yer alan şartlarla bildirime konu etmelerine imkan sağlanmaktadır.

Madde hükmünden yararlanmak için 31/7/2027 tarihine kadar bildirimde bulunulması ve bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Türkiye'ye getirilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda bildirilen varlıkların pasifte özel bir fon hesabına alınacağı ve 2 yıl boyunca işletmeden çekilemeyeceği düzenlenmektedir.

Yurt içindeki varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılması şartı aranmaktadır.

Ayrıca bildirilen varlıkların yatırılacağının taahhüt edildiği yatırım araçlarının vadelerine ve bildirim sürelerine göre farklı vergi oranlan belirlenmektedir, bu kapsamda banka ve aracı kurumlar kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5 oranında peşin olarak tahsil edecekleri vergiyi bildirimi izleyen ayın 15’inci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan ederek aynı süre içinde ödeyeceklerdir.

Bildirilen varlığın vadeli hesaplarda, 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında, aşağıda belirtilen sürelerde tutulacağına yönelik taahhütte bulunulması halinde, karşılarında belirlenen oranda vergi uygulanacaktır;

Taahhütte bulunulmaması halinde %5,

  • En az 5 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %0,
  • En az 4 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %1,
  • En az 3 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %2,
  • En az 2 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %3,
  • En az 1 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %4,

1/1/2027-31/7/2027 tarihleri arasında yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan eklenerek uygulanacaktır.

Bildirim süresinin uzatılması halinde 31/7/2027 tarihinden sonra yapılacak bildirimlerde ilave yarım puan artışla beraber toplamda 1 puan artırılarak uygulanacaktır. Bu fıkra kapsamında verilecek taahhütnamelerden damga vergisi alınmayacaktır.

Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin maddede yer alan şartların sağlanması halinde hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması düzenlenmekte olup, bu madde uyarınca vergi tarhiyatı yapılmamasının diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirlerin uygulanmayacağı anlamına gelmediği ifade edilmiştir.

Şartların sağlanmaması halinde vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılamayacağına yönelik düzenlemeden yararlanılamayacağı, tahsil edilen vergilerin red ve iade edilmeyeceği, beyan edilen vergilerin ise gecikme zammı ile tahsil edileceği ifade edilmektedir.

İlaveten, Cumhurbaşkanı 31/7/2027 tarihini, bitim tarihinden itibaren her defasında altı ayı geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu madde kapsamına giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi ve bildirimi ile işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim ve beyana esas şekli ile maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

Söz konusu madde Kanun’un yayımı tarihi olan 4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 

Teknogirişimlere Yönelik Finansman ve Muafiyet Düzenlemeleri 

Söz konusu Kanun’un 11.maddesi ile 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“(15) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen teknogirişim rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayanarak yapacakları şarta bağlı sermaye artırımlarında, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bu kapsamda yer alan şirketlerin şarta bağlı sermaye artırımlarının usul ve esasları Ticaret Bakanlığının görüşü üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenir.

(16) 4691 sayılı Kanun kapsamında kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanmış girişimciler tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecek dijital şirket tanımına uygun olarak kurulan ve işletilen şirketler, kuruluş tarihi itibarıyla üç yıla kadar, 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 24 üncü maddesinde tanımlı ücret ve aidat ödemelerinden muaftır.”

Buna göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen “Teknogirişim” rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayanarak yapacakları şarta bağlı sermaye artırımlarında Türk Ticaret Kanunu’nun şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin hükümleri uygulanmayacaktır. Bu kapsamda yer alan şirketlerin şarta bağlı sermaye artırımlarının usul ve esasları Ticaret Bakanlığının görüşü üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenebilmesine yönelik düzenleme yapılmıştır. 

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanmış girişimciler tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecek dijital şirket tanımına uygun olarak kurulan ve işletilen şirketlerin, kuruluş tarihi itibarıyla 3 yıla kadar Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun ilgili hükmünde tanımlı ücret ve aidat ödemelerinden muaf tutulmasına yönelik düzenleme yapılmıştır.

Söz konusu madde Kanun’un yayımı tarihi olan 4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 

İstanbul Finans Merkezinde Gelir Vergisi İndiriminin Tüm Katılımcıları da Kapsayacak Şekilde Genişletilmesi

Söz konusu Kanun’un 12.maddesi ile 22/6/2022 tarihli ve 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların” ibaresi “Katılımcıların” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Nitelikli hizmet merkezlerinin bu istisnadan yararlanan personeline, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (20) numaralı bendinde yer alan istisna uygulanmaz.”

Buna göre, İstanbul Finans Merkezindeki finansal kurumlara sağlanan, yurt dışı tecrübesi olan personelin çalıştırılması halinde uygulanan gelir vergisi indiriminin tüm katılımcıları da kapsayacak şekilde genişletilmesi yönünde düzenleme yapılmıştır.

Bu indirimden yararlanan personelin ayrıca, Gelir Vergisi Kanunu’na bu Kanun’un 5.maddesi ile getirilen ve yukarıda özetlenen ücret istisnasından yararlanamayacağına yönelik düzenleme yapılmıştır.

Söz konusu madde Kanun’un yayımı tarihi olan 4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 

İstanbul Finans Merkezinde Katılımcı Belgesi Alarak Finansal Faaliyette Bulunan Kuruluşların Teşvik Süresinin Uzatılması

Söz konusu Kanun’un 13.maddesi ile 7412 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “2031” ibaresi “2047” şeklinde ve ikinci fıkrasında yer alan “beş” ibaresi “yirmi” şeklinde değiştirilmiştir.

Buna göre, İstanbul Finans Merkezinde katılımcı belgesi alarak finansal faaliyette bulunan kuruluşların kazançları için %100 olarak uygulanan kurumlar vergisi indirimi uygulamasının süresi 2047 yılına kadar uzatılması ile beraber, bu kuruluşlara kuruluş ve izinleri için finansal faaliyet harçları yönünden 5 yıl süreyle sağlanan muafiyet süresinin 20 yıla çıkarılması yönünde düzenleme yapılmıştır.

Söz konusu madde Kanun’un yayımı tarihi olan 4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/06/20260604-1.htm bağlantısından söz konusu Kanun’a ulaşabilirsiniz.

Saygılarımızla bilgilerinize sunarız.